Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
Toplam 7 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 5 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    alemextra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Durum: alemextra âíå ôîğóìà
    Üyelik tarihi : 02.Ekim.2003
    Yaşı: 42
    Mesajlar : 7,724
    Tecrübe Puanı : 10
    Array

     

    Post Kelebeğin Yaşam Döngüsü ve Kelebekler hakkında Bilmedikleriniz

    images/yorumlarinizi.png


    Kelebeğin Yaşam Döngüsü ve Kelebekler hakkında Bilmedikleriniz


    Kelebekler güvelerle birlikte yaklaşık 150 000 tür ve alt-tür içeren Lepidoptera takımını oluştururlar. Bilim adamları günümüzde yaklaşık 15 000 kelebek türünün var olduğunu tahmin etmektedirler. Bir kelebek yaşam döngüsü sırasında yaprak-yiyen bir tırtıldan nektar-yudumlayan bir kelebeğe dönüşür.




    Amacı olan güzellik
    Kelebekler en sevdiğimiz böceklerden biridir. Güzel görünümlerinin yanında kötü kokmamaları ve ısırmamaları nedeniyle insanların çok seyrek öldürdükleri böceklerdendir. Bir çok kişi kelebeklerin dünyayı güzelleştirdiğini düşünür. Ancak dünyadaki diğer türler gibi kelebeklerin de bir yeri vardır ve bir amaca hizmet ederler. Bitki dünyası açısından kelebekler bitkiden bitkiye konarak tozlaşmayı sağlarlar. Hayvan dünyası açısından kelebekler besin zincirinin neredeyse tabanında yer alırlar ve özellikle tırtıl aşamasında kuşlara memelilere ve diğer böceklere yem olurlar.
    Lepidoptera ismi latincede “pullu kanatlar” anlamına gelmektedir. Kelebeklerin kanatları ve vücutları gerçekten de küçük pullarla kaplıdır. Kelebek ve güveler pullara sahip olan tek böcek türüdür. Güve ve kelebekler görünüm ve etkinlik açılarından birbirlerinden farklıdırlar. Bir çok güve gece etkinken kelebekler çoğunlukla gündüz uçarlar. Kelebeklerin vücutları ince ve tüysüz güvelerin ise daha dolgun ve tüylüdür.

    Bilinmesi gereken kelimeler
    Krisaliz (Chrysalis): Başkalaşım sırasında pupayı böceklerden koruyan yumuşak bir kabuk yada koza.
    Başkalaşım (Metamorfosis): Gelişim sürecinde yapının yada özelliğin tamamen değişimi dönüşümü.
    Pupa: Larvanın erişkin hale dönüştüğü besin-alımının durduğu evredeki böcek.

    Kelebekler her yerdedir
    Antartika haricinde kelebekler dünyada hemen her yerde bulunurlar. Kelebekler 150 milyon yıldır dünya üzerinde yaşamaktadırlar ve boyutları 15-19 mm’den Kuzey Amerika’da bulunan Batılı Mavi Pigme (Brephidium exilis) 28 cm kanat açıklığına Papua Yeni Gine’de bulunan Ornithoptera alexandrae kadar değişmektedir. Bazı tropik bölge kelebekleri bir yıl kadar yaşayabilmekteyse de kelebeklerin ortalama yaşam uzunluğu en fazla iki aydır. Kelebekler kanatlarında gökkuşağının tüm renklerini barındırırlar ve asla iki kelebek birbirine benzemez. Bu renklerin belirli amaçları vardır: Eşin dikkatini çekmek çevre ile uyum sağlayarak gizlenmek zehirli oldukları ve kaçınılmaları gerektiğine dair düşmanlarını uyarmak.

    Özgün Yaşam Döngüsü
    Kelebeklerle ilgili en ilginç şeylerden biri de benzersiz yaşam döngüleridir. Bir kelebek ağır-hareketli şişman bir tırtıldan rengarenk kanatlı güzel bir uçan böceğe dönüşürken doğanın en olağanüstü olaylarından biri gerçekleşir. Bu başkalaşım başka bir çok böcekte de gerçekleştiği halde kelebekteki kadar olağanüstü değildir.
    Kelebeğin başkalaşımı dört aşamada gerçekleşir. Her kelebeğin yaşamı yumurta olarak başlar. Çiftleşmeden sonra dişi küçük yığınlar halinde seçtiği belli yaprakların üzerine yumurtlar (gerçekte yumurtaları yaprağa “yapıştırır”). Her tür kendine ait bitkiyi seçer ve her türün yumurtası birbirinden farklı şekle sahiptir. Bir çok türde dişi yumurtlamadan hemen sonra ölür. Yumurta kırıldığında içinden larva çıkar. Aslında larva önce yumurtanın içini yiyerek kabuğa ulaşır sonra da kabuğu yiyerek yumurtadan dışarıya çıkar. Gerçek bir yemek yeme makinesi olan bu tırtıl üzerinde bulunduğu yaprağı yer. Tırtılların bir hedefi vardır: Yiyebildiği kadar yemek. Kısa yaşamları boyunca tırtıllar ağırlıklarının 20 katı kadar yemek yerler. Doğal olarak bu kadar çok beslenen tırtıllar hızla büyür ve derileri aynı hızla genişleyemediği için parçalanır ve dökülür. Deri değiştirme olarak adlandırılan bu süreç tırtıllar şişmanladıkça birkaç kez tekrarlanır. İşte bu yavaş-hareketli evrelerinde tırtılların bir çoğu aç bir kuş tarafından yok edilir. Yine bir çoğu renklerini çevreye uydurarak korunurlar. Bazı türlerin vücutlarındaki keskin dikenler veya dikenimsi tüyler yırtıcıları kendilerinden uzak tutar. Bazı tırtılların derisi üzerinde bulunan dairesel lekeler tırıtılı olduğundan daha büyük göstererek yırtıcıları uzak tutar.

    Tırtıldan krisalize krisalizden kelebeğe başkalaşım
    Tırtıl hayatta kalır ve tam büyüklüğe erişebilirse kendini bir yaprağın sapına baş aşağıya asar. Ardından son kez deri değiştirir ve eski deri hemen sertleşerek krisaliz ismi verilen dayanıklı bir kabuk haline gelir. Tırtıl krisalizin içerisinde pupaya dönüşür. Tırtılın vücut parçaları içinde bulunan özel ön-programlanmış hücreleri besleyen kıvamlı bir sıvıya dönüşür. Bu hücre yığınları kanatlar bacaklar ve göz gibi yeni bir yaratığın özelleşmiş vücut kısımlarını oluşturmaya başlar. Bu süreç oluşacak kelebek türüne göre günler haftalar hatta bazen aylar boyunca sürer. Son aşama başlangıçtaki tırtıl haline hiç benzemeyen kelebeğin krisaliz kabuğunu parçalayarak içinden çıkmasıdır. Artık yumuşamış kabuktan çıkan kelebeğin kanatları henüz ıslak ve buruşuktur. Kanatlar düzelinceye ve içleri kan ile doluncaya kadar kelebeğin beklemesi gerekmektedir. Sürekli kanat çırparak kanatlarını güçlendiren kelebek artık uçmaya ve yeni bir yaşam döngüsüne baştan başlamak için eş aramaya hazırdır.
    Her erişkin kelebek vücut sıcaklığını kontrol etmeye yarayan milyonlarca küçük pullarla kaplıdır. Bu pullar ayrıca kolaylıkla döküldüklerinden kelebeğin yırtıcıdan kurtulmasına yararlar. Kelebekler bu pullar sayesinde farklı ve güzel renklere sahiptirler.
    Bir kelebeğin vücudu üç kısımdan oluşmaktadır: baş göğüs (toraks) ve karın (abdomen). Kelebeğin başının üzerinde nesneleri hissetmek ve koku almak amacıyla kullandığı iki uzun anten vardır. Kelebeklerin iki büyük birleşik gözü vardır. Yani her göz binlerce küçük gözün bir araya gelmesinden oluşmuştur. Bu yapı kelebeğin aynı anda her yönü görmesini sağlar. Kelebeklerin bir de çiçekli bitkilerin ürettiği enerji-kaynağı şekerli nektarı emebilmelerini sağlayan pipet gibi kullandıkları probossis adı verilen ince uzun bir hortumları vardır.

    Şaşırtıcı uçucular
    Bir kelebeğin en önemli organı besinlere korunaklara eşine ve gereksinim duyduğu diğer şeylere ulaşmasını sağlayan kanatlarıdır. Kelebeğin kanatları çok güçlüdür ve tıpkı yapraklarda olduğu gibi damarlardan oluşan bir ağ ile yapılanarak desteklenmişlerdir. Farklı türlerin her birinin farklı şekillerde uçmasını sağlayan farklı yapıda kanatları vardır. Büyük kanatlı kelebekler tek kanat çırpışıyla uzun mesafeler uçabilirken geniş kısa kanatlılar hızlı kanat çırpmalarla küçük sıçramalar şeklinde kısa mesafeler uçarlar. Uzun ve ince kanatlı kelebekler en uzun mesafe uçabilirken kısa üçgen biçimli kanatları olan kelebekler zigzaglar çizerek çabuk inişe geçerler. Nasıl hareket ederlerse etsinler kelebekler inanılmaz uçuculardır. Bazıları kışı daha ılıman iklimde geçirmek için 4 800 km’den fazla yol alırlar. Bazı bilim adamları kelebeklerin yollarını güneşin konumunu pusula gibi kullanarak bulduklarına inanmaktadır. Başka bilim adamları ise bulutlardan süzülen ışık dalgalarındaki değişimi gözlediklerini düşünmektedirler. Nasıl yaparlarsa yapsınlar milyonlarca kelebek her yıl kışlamak için daha ılıman bölgelere göç ederler ve yavruları da aynı yolu geri uçarlar.
    Antik dönemde Yunanlılar öldüklerinde ruhlarının bir kelebeğe dönüşerek bedenlerini terk ettiğine inanırlardı. Ruh için kullandıkları sembol kelebek kanatları olan Psyche isimli genç bir kızdı. Bugün bizler kelebeklerin çevresel değişimlere son derece duyarlı olduklarını biliyoruz. Yaşam alanları böcek öldürücüler ve diğer insan etkinlikleri sonucu kirletilip daraldıkça kelebeklerin nesli tükenmeye başlamaktadır. Bazı az bulunan türler şimdiden tükendi bile.
    *
    http://www.scienceclarified.com/Bi-Ca/Butterflies.html‘den çevrilmiştir.

    Bunları biliyor muydunuz?
    •Büyük Korubeni kelebeği (Maculinea arion) larva ve pupa dönemini bir karınca yuvasında geçirir.
    •Isırgan kelebeği (Araschnia levana) dikey kolonlar halinde yumurtlar.
    •Cengaver kelebeği (Argynnis paphia) yumurtalarını kendi besin bitkisi olan hercai menekşenin yakınına bir ağaç kütüğünün üzerine bırakır.
    •Lahana kelebeğinin (Pieris brassicae) dışkısı renklidir.
    •Sarı antenli zıpzıp (Thymelicus skipper) gibi bazı kelebek türlerinin yırtıcıları caydırmak için kullandıkları mancınık benzeri bir dışkı fırlatma sistemleri vardır.
    •Hanımeli kelebeği (Limenitis camilla) tırtılı yırtıcıları şaşırtmak için üzerini kendi dışkısı ile kaplar.
    •Aglais (Aglais urticae) ve Tavuskelebeği (Inachis io) savunma amaçlı genç tırtılların bir arada yaşadığı ve tam büyüdüklerinde dağılan bir ağ örerler.


    Kelebeklerin Yaşam döngüsü

    Tırtıldan kelebeğe başkalaşım
    Bir kelebeğin (ve aynı şekilde bir güvenin) yaşam döngüsü birbirinden çok farklı görünen formların bir kelebeği oluşturması ile sonuçlanan bir seri olağanüstü dönüşümüdür. Doğada çok çeşitli olağanüstü ve büyüleyici oluşumlar vardır. Bir yumurtanın bir kelebeğe başkalaşımı da bu harikalardan biridir.

    Hikaye iki kelebeğin çiftleşmesi ile başlar. Bu süreç dişinin yumurtalarının döllenmesini sağlar. Doğadaki diğer bir çok türde olduğu gibi gerçek çiftleşmenin öncesinde bir kur yapma evresi vardır. Bazı kelebekler helezon çizerek uçar bazen dişi kanatları ile belli bir konumda yatar. Herhangi bir kur yapma hareketi (insanlarda olduğu gibi) olası eşin uygunluğunu keşfetmek amacı ile yapılır. Bu sürecin bir parçası dişinin önceden döllenip döllenmediğini anlamaya yöneliktir. Dişi uygun olmadığını göstermek amacıyla bir feromon (kimyasal bir madde) salgılar yada alışılagelmiş çiftleşme hareketlerini tekrarlamaz. Dişi ve erkek uygun olduklarını anladıklarında çiftleşme başlar. Kelebekler bir süre için eşleşmiş konumlarını korurlar. Bazen kısa bir süre bazen de daha uzun bir süre için bir arada kalırlar. Çiftleşme sırasında ikilinin beraber uçması alışılmadık bir durum değildir. Çiftleşme gerçekleştiğinde dişinin yumurtalarının döllenmesi ile sonuçlanan bir süreç gerçekleşir. Ardından dişi yumurta bırakmaya hazır hale gelir.
    Yumurta veya Ovum
    Yapısı: Kelebek yumurtalarının şekli dikkati çekecek şekilde değişkendir. Örneğin Çatal-kuyruk kelebeğinin yumurtaları pürüzsüz ve küreseldir. Yakın akraba türlerin yumurtalarının şekli arasında belli bir fiziksel tutarlılık vardır.




    Yumurta içinde dişinin döllenmiş ovum’unun bulunduğu bir dış bir katmandan koryon (amniyon zarı) oluşur. Bu katmanda mikropil olarak adlandırılan bazı yumurtaların üstünde küçük bir çukur şeklinde göze görünen küçük bir delik bulunur. Bu delik spermin yumurtayı döllemesine olanak sağlar ve olasılıkla gelişen embriyonun nefes almasını sağlar.
    Kelebek kimyasal bir süreçle ayakları aracılığıyla bitkilerin “tadına” bakar ve yavrularının beslenebileceği bitki türünü yada yakın tür grubunu tanır. Bazı kelebekler larvaları için sadece bir tür seçerken (monofagus) bazıları benzer türleri (oligofagus) başkaları ise farklı cinsten bitkileri (polifagus) kullanır. Bir kere uygun bitki bulunduktan sonra yumurtlama işlemi başlar.
    Bazen yumurtalar tek tek bırakılır bazen de yığın halinde bırakılırlar. Örneğin Isırgan kelebeği (Araschnia levana) dikey kolonlar halinde yumurtlar. Tüm bu taktiklerin hayatta kalma açısından önemi vardır. Bazen bir parazit büyük bir gurup içerisinde bir yada iki yumurtayı gözden kaçırabilir yada birbirinden çok uzaktaki bir iki yumurtayı fark etmeyebilir. Genellikle yumurtalar besin-bitkisinin üzerine bırakılır. Ancak bazı türler yumurtalarını bitkiye yakın yere bırakırlar. Örneğin Cengaver kelebeği (Argynnis paphia) yumurtalarını kendi besin bitkisi olan hercai menekşenin yakınına bir ağaç kütüğünün üzerine bırakır. Kelebek yumurtaları çeşitli yaban arıları saldırısına uğradıkları için onları korumak üzere her türlü önlemin alınması gereklidir.
    Yumurtaların kırılması için belli bir sürenin geçmesi gerekmektedir. Hatta bazı kelebek türleri tüm kış boyunca yumurta halinde kalır ve ancak havalar ısındıktan sonra yumurta kırılır. Tahminen küçük olduklarında yenilme olasılıkları düşük ve gözden kaçma olasılıkları da büyüktür. Genellikle yumurtanın kırılması için yaklaşık 10 günlük bir süre gerekir. Küçük tırtılın yumurtadan çıkabilmesi için kolay bir çıkış yolu vardır.

    Fotoğrafta Anadolu Orakkanadı (Gonepteryx rhamni)’nın yumurtası ile beraber 1. instar larvası görülmektedir.
    Aslında bir çok genç larva yumurtanın kabuğunu yer. Bir kısmı için bu besin-bitkilerine ulaşıncaya kadar yakıt görevi görür bazıları için ise kış gelmeden sahip olabilecekleri tek besin kaynağıdır.

    Tırtıl veya larva

    Tırtıl bir yemek yeme makinesidir. Tırtıl bitki materyalini çiğnemeye yarayan bir ağız yada bir çift çeneyi takip eden sindirime yarayan uzun bir bağırsaktan oluşmaktadır. Üç çift gerçek bacak (tüm böceklerde olduğu gibi) ve beş çift yaprakları ve sapları kavramak için ucunda kancası olan vantuza benzer ön-bacaklar (yalancı-bacak) yardımı ile hareket eder. Larvanın yan taraflarında bulunan dokuz çift küçük delikten (spiracle-solunum deliği) solunum gerçekleşir. Gelişmiş bir salgı bezinden (spinneret) tırtıl ipek üretir. Tüm larvalar tüylüdür hatta bazıları setas adı verilen yırtıcıları tırtıllardan uzak tutmaya yarayan uzun dikensi kıllarla örtülüdür.
    Yumurtadan ilk çıktığında larva yada tırtıl çok küçüktür sadece birkaç milimetre uzunluğunda. Bu ilk larvalar instar hangi türe ait olurlarsa olsunlar birbirlerine benzerler. Bazı türler bu aşamada kışlarsa da genellikle tırtıl hemen yiyecek aramaya ve bulduğunda yemeğe başlar.


    Böceklerin gövde yapısının doğası nedeniyle böcekler memelilerden farklı büyürler. Tırtıl ne kadar çok deri değiştirirse o kadar fazla genişleyebilir ve büyüyebilir. Bu süreç deri değiştirme (ecdysis) olarak adlandırılır ve her deri değiştirmenin ardından tırtıl yeni bir instara dönüşür. Bir çok Avrupa türü dört kere deri değiştirir böylece son aşama genellikle beşinci instar olur.
    Tırtıllar zamanlarının büyük kısmını beslenerek geçirirler ve büyüdükçe daha fazla miktarda bitki tüketirler. Bazı türler fark edilmemek için gece karanlığını tercih ederler. Yırtık-pırtık yada Virgül diye adlandırılan Polygonia c-album türünün tırtılları zamanlarının büyük kısmını yaprakların altında geçirirler. Dışkıları küçük topaklar halinde yere saçılmış olarak bulunur.

    Lahana kelebeğinin (Pieris brassicae) dışkısı renklidir.

    Hatta Sarı antenli zıpzıp (Thymelicus skipper) gibi bazı kelebek türlerinin yırtıcıları caydırmak için kullandıkları bir dışkı fırlatma sistemleri vardır. Hanımeli kelebeği (Limenitis camilla) tırtılı yırtıcıları şaşırtmak için üzerini kendi dışkısı ile kaplar.



    Tam büyümüş Virgül (Polygonia c-album) larvasının görünüşü (yukarıdaki fotoğraflar). Sağdaki fotoğrafta tırtılın kafa karıştıran renklerini görüyorsunuz. Bir kuş olsanız hangi uçtan yemeğe başlardınız?
    Tırtıllar çenelerinin altında bulunan organlarından ipek bir iplik üretirler. Bu iplik çeşitli amaçlarla kullanılır. Bu iplik tırtılların bitkinin üzerinde tutunmalarını sağlar ve bazıları yemek molalarında dinlemek amacı ile kullanırlar.

    Diğerleri örneğin Aglais (Aglais urticae) ve Tavuskelebeği (Inachis io) savunma amaçlı genç tırtılların bir arada yaşadığı ve tam büyüdüklerinde dağılan bir ağ örerler.

    Tırtıl tam büyüdüğünde pupalaşmak için uygun bir yer aramaya başlar. Bu evre bazen ön-pupa olarak da adlandırılır. Larva pupalaşma evresi öncesinde tüm dışkısını boşaltır. Farklı aileler farklı yollarla pupalaşır.

    Bir Nymphalid ipek bir yastık örer ve tutunmak anal uzvunu kullanarak baş aşağı asılır.

    Bir Pierid öte yandan önce bir yastık örer ardından destek amaçlı bir kuşak örerek başı yukarıda olacak şekilde asılı kalır.

    Larva kendini astıktan kısa bir süre sonra pupa evresine dönüşüm başlar. Bu süreci başlatanın sisteme salgılanan bir hormon olduğu düşünülmektedir.


    Krisaliz yada Pupa

    Krisaliz kelimesinin Yunancada altın anlamına gelen ve bazı Nymphalid pupalarının rengini işaret eden kelimeden türetildiği düşünülmektedir. Pupa ise kelebeklerin bu evresini tanımlayan bilimsel bir isimdir. Pupada erişkin vücut parçalarının büyük kısmı görülebilir.Bir Pierid öte yandan önce bir yastık örer ardından destek amaçlı bir kuşak örerek başı yukarıda olacak şekilde asılı kalır.
    Tırtıl bir pupaya dönüştükten sonra pupayı erişkin bir kelebeğe dönüştüren olağanüstü süreç başlar. Bu iki hafta gibi kısa bir sürede tamamlanabilir. Ancak bazı türler bu aşamada kış uykusuna yatar ve baharda havalar ısınmaya başladığında kelebeğe dönüşür. Pupa yırtıcılardan kaçamadığı için çok iyi gizlenir hatta bazı türler yeraltında kelebeğe dönüşür. Büyük korubeni (Maculinea arion) larva ve pupa dönemini karınca yuvasında geçirir.

    Pupa ipek yastığın üzerinde tırtılın anal uzuvlarından ziyade kreman (asıcı) kası ile asılı kalır.

    Bir pupanın iki farklı görüntüsü. Tırtılın derisinin arta kaldığına dikkat ediniz.

    Erişkin kelebek çıkmadan hemen önce pupa derisi saydamlaşır ve içeride kanat örüntüsü belirginleşir.



    Virgül Kelebeğinin Pupadan Kelebeğe Dönüşümü

    (Aşamalar basitleştirilmiştir)

    Son aşama
    Kanatlar sıvı ile pompalandıktan ve kuruduktan kısa bir süre başkalaşımdan geriye kalan tüm atıklar boşaltılır.Bu normalde kırmızımsı renkli bir sıvıdır (meconium) ve bir çok kelebek aynı anda başkalaşım geçirdiğinde bir kan seli görüntüsü oluşur.
    Bu süreç tamamlandıktan sonra döngü tekrar başlar. Bazı türler bu döngüyü yılda birkaç kez tamamlar bazıları ise sadece bir kez. Bazı Alpin yada kutup türleri iki yılda bir döngüyü tamamlar. Kelebeklerin yıllık döngü sayısı voltinizm olarak adlandırılır. Bivoltin yılda iki kez döngü polivoltin ise çoklu döngü anlamına gelmektedir.
    Aşağıdaki fotoğraftaki farklı kareler bir kelebeğin yaşamındaki aşamaların görece boyutlarını göstermek için ölçeklendirilmiştir.



    kaynak:zatierbas.com


    Facebook Sayfamızı Begen | Dil Seçimi / Language selection

  2. #2
    Gülben - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Durum: Gülben âíå ôîğóìà
    Üyelik tarihi : 05.Aralık.2005
    Mesajlar : 321
    Tecrübe Puanı : 17
    Array

     

    images/yorumlarinizi.png

  3. #3
    Gülben - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Durum: Gülben âíå ôîğóìà
    Üyelik tarihi : 05.Aralık.2005
    Mesajlar : 321
    Tecrübe Puanı : 17
    Array

     

    images/yorumlarinizi.png

  4. #4
    Gülben - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Durum: Gülben âíå ôîğóìà
    Üyelik tarihi : 05.Aralık.2005
    Mesajlar : 321
    Tecrübe Puanı : 17
    Array

     

    images/yorumlarinizi.png

  5. #5
    Gülben - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Durum: Gülben âíå ôîğóìà
    Üyelik tarihi : 05.Aralık.2005
    Mesajlar : 321
    Tecrübe Puanı : 17
    Array

     

    images/yorumlarinizi.png






Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Bu Konu için Etiketler

Sosyal Bağlantılar

Sosyal Bağlantılar

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

 

 

 

  • | Çocuk Şarkıları | Wood Workng | Non Stop Konya | Dizi Haber | Forex Demo Hesap |
  •