Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    Combekibot - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Durum: Combekibot âíå ôîğóìà
    Üyelik tarihi : 02.Ekim.2003
    Yaşı: 28
    Mesajlar : 58
    Tecrübe Puanı : 0
    Array

     

    120x 600

    Meslek seçiminde bilinmesi gerekenler .

    images/yorumlarinizi.png
    Meslek Seçiminde Bilinmesi Gerekenler

    Çagdas bir toplumda özgür bir bireyin önemli gelisim görevlerinden biri de meslegini seçmesidir. Bir kimsenin herhangi bir konuda dogru bir seçme islemi yapilabilmesi ya da baska bir deyisle saglikli karar verebilmesi için her seyden önce neler istedigini ve bunlari elde edebilmek için ne gibi olanaklara sahip oldugunu bilmesi gerekir. Bu islemden sonra daha iyisi bununla beraber yapacagi islem çesitli seçenekleri inceleyip her birinin isteklerine ve kosullarina ne derece uygun oldugunu degerlendirmektir. Çarsiya çikmadan önce alacagi seylerin listesini yapan ve bunlar için yeterli parasi olup olmadigini yoklayan çarsidaki mallarin kalite ve fiyatlarini inceleyerek gereksinmelerine ve parasina uygun bulduklarini alan bir kimsenin davranisi buna örnek olarak gösterilebilir Bu islemleri dikkatli ve özenli sekilde yapmayan kimselerin hayal kirikligi ile karsilasmalari kaçinilmazdir.
    Bazi gençlerin meslek seçimi gibi önemli bir karari olustururken yukarida belirtilen gelisim görevini gerektigi ölçüde yerine getiremedikleri ve bu yüzden mutsuz olduklari gözlenmektedir. Meslek seçimi kararinin saglikli bir biçimde olusturulmasini güçlestiren bazi etmenler vardir. Bunlarin bir bölümünü gençlerin çalisma dünyasi ve insan nitelikleri hakkinda edinmis olduklari bir takim inançlar ve genellemeler olusturmaktadir. Asagida yüksekögrenim görmek isteyen gençlerin dile getirdigi bazi yargilar tartisilmistir:

    Ülkemizde insanlar istedikleri mesleklere giremiyorlar: Bu yargi hatali bir genellemedir. Bir kisim gencin yoksulluk nedeni ile istedigi meslege giremedigi dogrudur. Ne var ki istenilen meslege girememenin sadece maddi yetersizlikten ileri gelmedigi varlikli olduklari halde yanlis alanlara yönelen gençlerin de var oldugu gözlenmektedir. Bu kisilerin hatasi girmek istedikleri mesleklerin niteliklerine uygun olup olmadigini sorgulamamalarindan kaynaklanmaktadir. Bu gençler az sayida seçkin ögrenci alan ve basarili olmak için üstün akademik yetenek yaninda sürekli ve düzenli çalisma aliskanligi da gerektiren egitim programlarina özenmekte giremeyince hayal kirikligina ugramaktadir.

    Bazi üniversite adaylari ve ögrencileri yukaridaki yargiyi daha da ileri gootürerek Türkiye’ de insanlarin istemedikleri mesleklere girdiklerini söylemektedirler. Üniversitelerde istemedikleri alana yerlestiklerini beyan edenlerden bir kismi yeniden sinava girmekte bir kismi ise bir süre sonra bulunduklari programin kendilerine uygun oldugunu fark ederek egitimlerine devam etmektedirler. Bir kimse istemedigi bir programa yerlestirilmisse bu ya kisinin Tercih Bildirim Formunu kodlarken hata yapmis olmasindan ya tercih edip listesine yazdigi alan hakkinda baslangiçta yanlis bilgi sahibi olmasindan ya da Tercih Bildirim Formunun son siralarina bos kalmasin diye daha az istek duyduklari programlari da yazmis olmalarindan ileri gelmektedir. Bazi üniversite adaylarinin özensizlik dikkatsizlik ya da kendilerini dogru degerlendirememelerinden kaynaklanan hatalarinin tüm gençlere genellenmesi dogru bir davranis sayilamaz.
    Insanin toplumda saygi görmesi için saygin bir meslegin üyesi olmasi gerekir: Saygi görme her insanin en dogal hakkidir. Ancak bunu saygin bir meslegin üyesi olarak saglama beklentisi pek gerçekçi degildir. Ayrica meslekleri saygin olan ve olmayanlar olarak ayirmak da dogru degildir. Insan bir meslegin basarili bir üyesi olursa sayginlik kazanir. Bu da sahip oldugu yetenekleri gerektiren ilgi duydugu etkinlikleri ( meslek görevlerini ) içeren bir meslegin üyesi olmakla gerçeklesebilir. Bir kimsenin niteliklerine uymayan bir meslege girmesi zayif bir olasilikla da olsa mümkün olabilir ama o meslegin basarili saygin bir üyesi olma olasiligi yoktur.

    Yasam boyu sürdürecegim meslegimi seçme asamasindayim: Üniversiteye basvurma dönemine girmis gençlerin dile getirdikleri bu ifade pek çok kisi için dogru ve geçerli olabilir. Ancak çok hizli bir degisimin yasanmakta oldugu çagimizda insanlarin ömürlerini tek bir meslekle tamamlama olasiliginin azalmakta oldugu gözlenmektedir. Bilim ve teknoloji gelistikçe meslek çesitleri de hizla artmakta bir yandan bazi meslekler çalisma yasamindan silinirken bir yandan da yeni meslekler ortaya çikmaktadir. Bu gelismeler karsisinda yirmi birinci yüz yilda bir insanin meslek yasami boyunca ortalama üç- bes meslek degistirecegi öngörülmektedir. Bundan çok degil yirmi bes otuz yil önce üniversite adaylarina yasamlarinin en önemli kararini vermekte olduklari meslek seçerken çok dikkatli olmalari gerektigi yolunda uyarilarda bulunulurdu. Gerçi üniversite programlarina ögrenci yerlestirme islemlerinde puanlarin ondalik basamaklarindaki ince farklarin dahi dikkate alindigi ve bir kere bir programa yerlestikten sonra ikinci yil program degistirmenin zor oldugu bir sistemde hala dikkatli olmak gerekmektedir. Ancak bir kimsenin kendini tanimasi oldukça zor oldugu gibi insanda gelisim ve degisim süreci yasam boyu devam etmektedir. Ayrica insanlarin çogu birden fazla yetenek türüne sahiptir ve birden çok alanla ilgili isleri yapmaktan hoslanabilmektedir. Bu nedenle bir kisi bir degil birden fazla meslekte mutlu ve basarili olabilmektedir. Bu olgu özellikle üstün yetenekli kisiler için geçerlidir. Böyle kimseler hem fen hem toplum bilimlerinde hem sanat hem de dil- edebiyat alanlarinda basarili olabilmektedirler. Leonardo da Vinci gibi dehalarin yasamlari boyunca çok degisik alanlarda üstün kalitede ürün verdikleri bilinmektedir. Çagimizda olanaklar sadece üstün nitelikli kisilere degil ortalama insanlara da degisik yeteneklerini kullanma ve gelistirme ortami saglamaktadir. Halen üniversiteler ya programlarindan bazilarini iki alanda diploma verecek sekilde olusturmaya ya da degisik alanlardan seçimlik dersler açarak ögrencilerin çok yönlü yetismelerini saglamaya çalismaktadirlar. Bu uygulamanin yakin gelecekte yayginlasacagi beklenebilir.

    Üniversiteye bir girsem gerisi kolay: Üniversiteye girisin zor oldugu toplumumuzda bir gencin sinavi ya da sinavlari basari ile atlayip istedigi bir alana girmesi önemli olmakla birlikte meslek gelisiminin son asamasi degildir. Yukarida da belirtildigi gibi bilim ve teknolojideki gelismeler mesleklerin icra edilme biçimlerini degistirmekte bu süreç boyunca bazi meslekler ortadan kalkmakta bunlarin yerine daha gelismis teknoloji ile yürütülen yeni meslekler ortaya çikmaktadir. Bu olgu bir kimsenin yasami boyunca zaman zaman mesleginde ortaya çikan yeni uygulamalari ögrenmek için hizmet - içi egitimi görmesini gerektirmektedir. Ayri sekilde meslegi is piyasasindan kalkan kisilerin yeni bir meslek ögrenme sürecine girmeleri söz konusu olabilmektedir. Bu durumda bir gencin üniversite diplomasini aldiktan sonra egitim sorumlulugunun bitecegini düsünmesinin yanlis olacagi açiktir. Kisi degil mesleginde ilerlemek isini korumak için bile sürekli egitim görmek durumunda olacaktir. Bu nedenle günümüzde yasamin belli bir döneminde bir kere verilen ve genellikle degismeyen bir karar olarak meslek seçimi degil çalisma ömrünün sonuna kadar süren bir gelisimi ifade eden kariyer gelisimi kavrami üzerinde durulmaktadir. Gencin bu gerçegi göz önüne alarak yasamini planlamasi yararli olur.
    Insan ancak dört yillik bir üniversite egitimi görürse güvenceli ve saygin bir meslek edinebilir: Türkiye’de sosyal güvenlik sistemi yeterince gelismedigi için insanlar yüksekögretim gördükleri takdirde güvenceli bir meslek edineceklerini düsünüyorlar. Bazi gençler ise iki yillik önlisans programlarini yüksek egitim saymamakta lisans egitiminin kazanç ve is bulma açisindan daha avantajli oldugunu düsünmektedirler. Oysa yalniz iki yillik degil dört yillik yüksekögretim programlarini bitiren gençler de düzenli ve iyi bir gelir saglayan bir is bulmakta zorluk çekmektedirler. Devlet sektöründe çalisma alanlari giderek daralmaktadir. Özel sektörde iyi bir üniversiteden alinmis diploma is bulma önemli rol oynasa da iste tutunma ve ilerleme diplomadan çok yeterliligin kanitlanmasina baglidir. Kendini iyi yetistirmis bir tekniker siradan bir mühendisten daha uzun süre isini koruyabilir ve ilerleyebilir.

    Önce iyi bir üniversiteye girmeli hangi bölümü oldugu önemli degil: Yüksekögrenim görmek isteyen gençlerin bazilarinin önce üniversite daha sonra da program seçme gibi bir yol izlemekte olduklari gözlenmektedir. Ögretim kadrosu zengin bir üniversitede egitimin daha iyi olacagi kuskusuzdur. Ancak meslek basarisinda mezun olunan üniversitenin kalitesinden önce kisinin kalitesi etkili olmaktadir. Ögretim kadrosu yetersiz bir bölümün hevesli çaliskan bir ögrencisi alani ile ilgili yayinlari izleyerek kendini yetistirebilir yüksek lisans egitimini iyi bir bölüm ya da fakültede sürdürebilir. Buna karsilik iyi bir üniversiteye girme ugruna istemedigi bir bölüme giren bir kisi egitim ortamindan hosnut olsa bile egitimin özünden hosnut olamayacagi için basarili da olamayabilir.
    Iyi üniversite derken genellikle yabanci dille ( Ingilizce) ögretim yapan üniversiteler kastedilmektedir. Yabanci dille ögretim yapan üniversitelerin tercih edilme nedenlerinin biri de bu kurumlardan mezun olanlarin özel sektör tarafindan tercih edildigi inancidir. Geçmiste bu inanci destekleyici örnekler çoktu. Ancak son yillarda gazetelerdeki is ilanlarinda bu yoldaki tercihler artik eski siklikta görülmemektedir. Çünkü Türkçe egitim yapan bazi üniversiteler yabanci dil ögretimine de özel önem vermeye baslamislardir. Öte yandan yabanci dili sadece üniversitenin bir yillik hazirlik sinifinda ögrenme olanagi bulan ögrenciler o dile yeterince hakim olamadiklarindan ögretimi izlemede zorluk çekmekte bunun sonucu olarak alan bilgisini de yeterince edinememektedirler. Bu durum özellikle sosyal bilim alanindaki programlar için geçerlidir. Ögretimi izleyebilecek kadar yabanci dili bir yilda ögrenme umudu olmayanlarin yabanci dille ögretim yapan programlari tercih etmemeleri iyi olur.

    Sadece belli bir meslek edinmek isteyenler üniversite egitimi görmelidir: Üniversite mezunlarindan çogunun egitim gördükleri alanlardan baska alanlarda çalistiklarini gözleyen kimseler meslek egitimine yatirilan zaman ve paranin bosa harcandigini düsünerek hayiflanmaktadirlar. Ekonomik sikinti içinde bulunan ülkeler için bu düsünce bir dereceye kadar dogru olabilir ama aslinda üniversitelerin üç amaci vardir: Bunlar
    Bilimsel arastirma yapmak ve bilgi üretmek
    Meslek elemani yetistirmek
    Kültür kazandirmak
    Gençlerin büyük çogunlugu ikinci amaç için üniversiteye yönelmekte bir diploma birunvan alma ve bunlara uygun iyi bir is edinme umudunu beslemektedirler. Mezunlara bir diploma ve ona uygun bir de unvan verilmektedir ama çalisma yasaminda doktorluk mühendislik hemsirelik ögretmenlik gibi sinirlari yasalarla belirlenmis olanlar disinda kalan mesleklerin pek azi diploma ile yakindan iliskilidir. Üniversite mezunlarinin çogunun egitim gördükleri alanla dogrudan ilgisi olmayan islerde çalistiklari siklikla gözlenen bir olgudur. Yüksekögretim lisans programlarinin çogu aslinda belli bir konuda egitim vermekte ise de kazandirdigi bilgi ve beceri benzer baska alanlara da aktarilabilmektedir. Böylece is aramaya çikan bir mezun baslangiçta hiç düsünmedigi is alanlarinda çalisma olanagi bulabilmekte o islerde çalisirken önemli bir uyum sorunu da yasamamaktadir. Su halde diyebiliriz ki üniversite egitimi her zaman belli bir meslek kazandirmamakta daha çok kültür kazandirarak gencin daha genis bir alanda is arama sansini artirmaktadir. Halen yasadigimiz ekonomik bunalimda is bulma zorlugu her meslek için geçerlidir Ancak bu durumun sürekli olacagini düsünüp yanlis genellemeler yapmadan olaya baktigimizda hizli ve çarpici degisimlerin oldugu ve olacagi toplumlarda gençlerin bir çok alana uyarlanabilecek üst düzey beceriler kazanmasi için yapilan yatirimlarin hiç de bosa gitmedigi düsünülebilir.
    Üniversiteler gençlerin is bulma olanaklarini artirmak için programlara çesitli seçimlik dersler konmakta bazi üniversitelerde ana dal yan dal adi altinda programlar olusturulmaktadir. Örnegin bir kimsenin ana dali psikoloji yan dali sosyoloji olabilmektedir. Bazi üniversitelerde iki daldan diploma almak mümkündür.

    Yüksekögretimin lisans programlarindan birini bitirdikten sonra benzer baska bir alanda lisansüstü egitim görme olanagi vardir. Hatta kararli bir is bulmak için böyle bir egitime gerek de vardir. Örnegin fizik mezunu bir genç bilgisayar egitim alanindan mezun olan isletme alaninda üst egitim görebilmektedir. Bundan baska pek çok kisi belli bir alanda çalisirken kurumlarin açtigi hizmet-içi egitim programlarini ya da üniversitelerde verilen sertifika programlarini tamamlay__ak farkli alanlara geçmektedirler.

    Gelecekte hangi meslegin geçerli olacagini simdiden bilmek çok önemlidir: Meslek seçme durumunda olan gençlerden bazilari “Gelecekte hangi meslekler geçerli olacaktir?”sorusunu sormaktadir. Bu soruyu yanitlayabilmek için bu gençlere “Kaç yil sonraki gelecegi ögrenmek istiyorsun?” diye sormak gerekiyor. Teknolojinin hizla gelismekte oldugu bir dünyada bir meslegin belki bes ya da on yil sonrasini tahmin edebiliriz. Ondan sonra bu çekici meslek teknolojinin gelismesi ve buna bagli olarak ekonomideki degisimler sonucunda hüviyet degistirmis olacak belki de pek çok kisinin o alana girmesi sonucu bu günkü çekiciligini yitirecektir. Ülkemizde bunun degisik örnekleri geçmiste yasanmistir ve yasanmaya devam edecektir.
    Gençlerin hangi meslegi seçtigi degil bu hizli degisime ayak uydurabilmek için ne gibi bilgi ve becerilerle donanmis oldugu önemlidir. Böyle bir dünyaya hazirlanmak için gençlerin kendilerini su alanlarda yetistirmeleri gerekmektedir:

    Teknolojik gelisme meslek görevlerini kolaylastirmakta el becerisi ve beden gücünün yerini giderek artan oranda beyin gücü almaktadir. Bu nedenle gençlerin matematik ve mantik alanlarinda kendilerini iyi yetistirmeleri akil yürütme yargilama yeteneklerini gelistirici etkinliklere agirlik vermeleri gerekmektedir. Ezberleme geçer notla yetinme günü kurtarma gibi tutumlari benimseyenlerin gelecekteki degisimlere ayak uydurma sansi zayif olacaktir.
    Gelecekte birkaç meslek ve sik sik is degistirme yaninda bir gün boyunca birden fazla meslek icra etme durumunda olacak gençlerin elden geldigi kadar spor el sanatlari güzel konusma ve yazma gibi degisik yeteneklerini gelistirmeye de önem vermeleri gerekir. Böylece bir kimse gününün degisik zaman dilimlerini degisik yetenekleri ile ilgili isleri yaparak geçirebilir. Böylece hem gelirini artirabilir hem de ek bir is yolu ile degisik becerilerini degerlendirme olanagi bulabilir.
    Günümüzde insanlar büyük is yerlerinde bir çok kisi ile isbirligi yaparak çalismakta; kendi küçük is yerinde birkaç çiragi ile çalisan insan sayisi giderek azalmaktadir. O halde gelecegin genci baskalari ile iletisim kurabilme ve isbirligi yapabilme becerilerine sahip olmalidir. Degisik insanlarla degisik kosullarda çalisabilme esnekligine sahip olabilme belirsizlige dayanabilme ve yaraticilik da is yasaminda basariyi artirici kisilik özellikleri olarak görünmektedir.
    Bir yabanci dil özellikle Ingilizce bilmek kisinin is bulma ve gelisme sansini artiracaktir. Bu özellikle yüksekögretim görmüs gençler için çok önemlidir.
    Üniversiteye Ögrenci Seçiminde Dikkate Alinan Özellikler
    Üniversiteye giriste uygulanan sinav sistemi ögrencinin akademik yetenegini ( soyut konulari ögrenme gücünü ) ve okul basarisini ( bilgisini ve çalisma disiplinini ) degerlendiren bir yapidadir. Ögrencinin okul basarisi da okudugu okuldaki ögrencilerin Ögrenci Seçme Sinavindaki puan ortalamalari ( akademik yetenek düzeyleri ) ile diploma notlari düzeyleri birlikte dikkate alinarak degerlendirilmektedir. Böylece Anadolu liseleri fen liseleri gibi ögrencileri bir sinavla seçilmis olan okullardan mezun olanlarin ortaögretim basari puanlari diger okullarin mezunlarininkinden daha yüksek olarak degerlendirilmektedir.

    ÖSYM’nin uyguladigi seçme sistemi adaylarin Tercih Bildirim Formunu doldururken girmeyi en çok istedigi programi en basa yazdiklarini varsaymaktadir. Kisinin girmeyi en çok arzu ettigi program ise onun zihinsel bedensel ve duyussal özelliklerine ve ekonomik olanaklarina en çok uyan program olmalidir. Daha önce de deginildigi gibi bir kimse pek çok kisinin girmek istedigi popüler ve dolayisiyla taban puani yüksek bir programa girip akademik yetenegini kanitlamayi en önemli hedef olarak benimser ve diger özelliklerinin programa uygunlugunu dikkate almazsa programa girmeyi basarsa bile oradan mezun olmayi basaramayabilir. Çok zeki fakat zevkine rahatina düskün bir genç zekasi sayesinde sinavi kazanabilir ama çalisma aliskanligina sahip olmadigi için kendisi gibi seçkin ögrencilerin bulundugu ve basarinin gayrete disiplinli çalismaya bagli oldugu bir ögretim ortamina ayak uydurmakta çok zorluk çekebilir. Daha düsük puanla girilebilen bir baska program bu gencin yapisina daha uygun olabilir.
    Ülkemizde mesleklerin toplumsal sayginlik düzeylerinin çok farkli olusu gençlerin tercihlerini belirlemelerinde ve bunlari siralamalarinda çok önemli rol oynamaktadir. Sirf yetenegi kanitlamak için yüksek puanla ögrenci alan programlari tercih etmek ve bunlardan ön siralardaki birine girebilmek için sinavda dogru yanitlanmasi gereken sorularin hesabini yapmak yeterli degildir. Bu tür hedeflerine erisen nice ögrencinin bir süre sonra bulunduklari durumdan hosnut kalmadiklari egitimi yarim birakarak ya da bitirdikten sonra yapilarina daha uygun alanlara geçtikleri gözlenmektedir. Sadece akademik konulari ögrenme gücünü kanitlama ve meslek yolu ile sayginlik kazanma düsüncesi ile verilen kararlar hem kisinin mutsuz olmasina hem de aile ve ülke için ekonomik kayba yol açmaktadir. Bu nedenle gençlerin tercihlerini kesinlestirmeden önce kendilerini çok iyi dinlemeleri kisiliklerinin baska yönlerini de dikkatle ve ayrintili olarak degerlendirmeye çalismalari uygun olur.

    Devamı Aşağıda

    Facebook Sayfamızı Begen | Dil Seçimi / Language selection

  2. #2
    alemextra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Durum: alemextra âíå ôîğóìà
    Üyelik tarihi : 02.Ekim.2003
    Yaşı: 42
    Mesajlar : 7,724
    Tecrübe Puanı : 10
    Array

     

    images/yorumlarinizi.png
    <
    Kendini Tanima
    Insan her canli gibi yasami boyunca bir takim gelisim evrelerinden geçer. Kisilik gelisimi insanin toplumsallasmasi içinde yasadigi toplumun beklentilerini yerine getirebilmesi için gerekli tutumlari ve iletisim becerilerini kazanmasi sürecidir. Bu gelisim süreci zihinsel ve duygusal gelisim basliklari altinda bilimsel olarak incelenmektedir. Yirminci asrin ortasindan itibaren buna Mesleki Gelisim adi verilen bir boyut eklenmistir. Mesleki gelisim bireyin giderek karmasiklasan çalisma yasaminda kendine uygun bir yer edinmesi ve o ortamda kendini gerçeklestirebilmesi için gerekli davranislari gelistirme süreci olarak tanimlanabilir.

    Mesleki gelisim süreci okul öncesi dönemden baslayip meslek ömrünün sonuna kadar devam eden bir süreçtir. Bu süreç boyunca bireyin su istendik davranislari gelistirmesi beklenir:
    Hangi isleri ne derece yapabildiginin farkinda olma; çesitli konulardaki yeteneklerini dogru gerçekçi ve ayrintili olarak degerlendirebilme
    Bir egitim ortamindan bir çalisma alanindan kisaca bir meslekten neler bekledigini açik ve net bir biçimde ifade edebilme
    Mevcut seçenekleri inceleme baska seçenekler olup olmadigini arastirma
    Seçeneklerin her birini istek ve beklentileri karsilama var olan yeteneklerle ve ekonomik olanaklarla erisebilme olasiligi bakimindan degerlendirme
    Istekleri karsilama olasiligi en yüksek görünen ve erisme olasiligi olanlara yönelme kararini verebilme
    Insanin yasami boyunca yerine getirmesi gereken gelisim görevleri içinde en önemlisi ve en zor gerçeklestirilebileni ne istedigi ve neleri ne ölçüde yapip neleri yapamayacagi konusunda net ve kararli bir benlik algisi gelistirmesidir. Kendini bilmek her devirde ve kültürde olgunlugun birinci kosulu sayilmistir. Meslek seçimi söz konusu oldugunda kisinin kendini bilmesi demek hangi çalisma alaninin gerektirdigi görevleri yerine getirebilecegi ( yetenekleri ) nasil bir çalisma ortaminda ne gibi isleri yapmaktan hosnut olacagi ( ilgileri ) ve mesleki etkinliklerden baska ne gibi yararlar bekledigini ( meslek degerlerini ) açik seçik olarak ifade edebilmesi demektir. Bu ancak insanlarin çogunun en erken orta yaslarina dogru erisebilecekleri bir durumdur. Ne var ki insanlar henüz yeniyetmelik dönemlerinde iken yasamlarinin en önemli kararini verme sorunu ile karsilasmaktadirlar.
    Gençlerin kendilerini tanimalarini güçlestiren etmenleri söyle belirleyebiliriz:

    Ergenlik döneminde insanlarin deneyimleri yetersizdir. Egitim kurumlarimizin çogunun kol çalismalari seçimlik dersler ögrenci klüpleri hobi gelistirici kurslar gibi bireylerin yeteneklerini kesfetmelerini kolaylastirici ögretim ortamlari hazirlamada yeterli oldugu söylenemez. Okullarda fen ve matematik disindaki konu alanlarinda basarinin fark edilerek ödüllendirilmesi de yaygin bir uygulama degildir. Siniflarin kalabalik ögretimin yarim gün yapildigi okullarda ögretmenlerin ögrencilerini degisik yönleri ile tanima olanaklari çok azdir. Asiri özellikleri nedeni ile göze batan ögrenciler disinda kalan genis gruplar hakkinda ögretmen kanaatleri genellikle bulanik oldugundan bunlarin ifade edilmesi için olusturulan gözlem formlarinin da güvenilirligi düsüktür. Sinavlardan alinan notlar ögrencinin basarisi hakkinda kabaca bir fikir vermektedir ama onun çesitli ders konularinda akil yürütme analitik düsünme yaraticilik gibi özellikler yönünden ne düzeyde oldugu hakkinda ayrintili fikir vermekten uzaktir.
    Ergenlik kimligi olusturma dönemidir. O zamana kadar geçirdigi deneyimler sonucu kendisi hakkinda edindigi bir takim yargilari degerlendirme bunlari bütünlestirme kendisinin kim oldugunu tanimlama çabasindadir. Bu dönemde bir çok gencin ilgileri kararsiz meslek emelleri gerçeklerden oldukça uzaktir. Ergenlerin derdi yetiskin dünyasinda iyi bir yer edinmek kendini çevresine kanitlamaktir. Bu nedenle çevre tarafindan istendik özellikler yönünden güçlü olduklari izlenimi uyandirmaya çabalamakta çevrenin önemsemedigi özelliklerini fark edip degerlendirememektedir. Bu durum özellikle asiri istekçi ve otoriter ailelerin çocuklarinda daha çarpici biçimde görülmektedir. Çevresini özellikle ana babasini hosnut etme çabasinda olan genç zayif yönlerini yadsima egilimlerini bastirma gerçek özüne uygun bir kimlik yerine ana babasinin hosuna gidecek bir kimlik gelistirme zorunlulugunu duymaktadir. Özüne yabanci baskalarinin begenisine asiri derecede duyarli gençler ilgi ve yeteneklerine uygun olmayan erismesi olanaksiz egitim ve meslek hedeflerine yönelmekte emelleri gerçeklesmeyince çöküntü yasamaktadirlar.
    Seçenekleri Arastirma
    Saglikli bir meslek karari verebilmenin diger bir kosulu seçenekler konusunda bilgi sahibi olmaktir. Oysa gençlerin egitim ve meslek seçenekleri hakkinda bilgilerinin yetersiz ve çok kere de yanlis oldugu gözlenmektedir. Gözlemler ve arastirmalar üniversiteye gelen ögrencilerin ilk aylarda yaridan fazlasinin bulunduklari bölümden memnun olmadiklarini göstermektedir. Bunlarin bir kismi hakkinda bilgi sahibi olmadiklari bölümleri tercih etmek zorunda kaldiklarini bir kismi ise isteyerek geldikleri bölümde aradiklarini bulamadiklarini ifade etmekte ve bir sonraki yil alan degistirme planlari yapmaktadirlar. Neyse ki bunlarin önemli bir bölümü yil sonuna dogru bulunduklari alanin kendilerine uygun oldugunu fark edip ona baglanmaya baslamaktadirlar. Egitim sistemimiz ögrencilerin çogunu ilkögretimin sonunda bir meslek egitimi seçmeye bir kismini ise bir yil sonra alan seçmeye zorlamaktadir. Bu yastaki seçimlerin çogu ana babalarin yönlendirmesi ile gerçeklesmektedir. Onlarin da bir çok seçenekten habersiz olarak bu islemi yürüttükleri gözlenmektedir. Oysa gençlerin geleceklerini yakindan ilgilendiren bir konuda karar vermeden önce kendilerine açik olanaklari arastirmaya girismeleri egitim ve meslek seçenekleri hakkinda bilgi edinme çabasi göstermeleri gerekir. Gençlerin böyle bir girisimde bulunmalarini engelleyen bazi psikolojik ve toplumsal nedenler vardir. Bunlari söyle özetleyebiliriz:

    Gencin çevresi çok dar bilgi edinme olanaklari çok kisitli olabilir. Bu durum özellikle kirsal kesimde yetisen gençler için geçerlidir. Bu çevrelerde polislik ögretmenlik hemsirelik disindaki meslekler için uygun örnekler de olmadigindan gençlerin seçenekleri bu ve benzeri birkaç meslek alani ile sinirli kalabilmektedir. Bilgi kaynaklarindan haberli olamama ya da onlara ulasma zorlugu yüzünden insanlar yetersiz bilgi ile karar verme durumunda kalmaktadirlar.
    Bilgi edinmeyi engelleyen diger bir neden kisinin korkularidir. Seçeneklerin çoklugu kendine güvensiz kisiyi saskina çevirebilmekte kafasini karistirabilmektedir. Böyle bir kisi degisik durumlara uyum yapabilmek için esnek düsünebilme gücünden yoksundur. Yeni bir seçenek daha önce verilmis bir karardan vazgeçmeyi gerektirebilir. Bu da yeni bir belirsizlik durumu demektir. Oysa güvensiz kisiler ancak net ve kesin durumlarda rahat edebilirler. Böyle bir kisilik yapisina sahip bireyler ne kendilerine ne de olanaklara iliskin gerçekleri aramaya girisirler.
    Kendine güvenen kisiler ise arastirmanin getirecegi yeni bilgilerin gelisimlerine olumlu katkilari olacagina inanir ve bu yolda girisimlerde bulunurlar. Bunlarin en önemlisini yukarida da deginildigi gibi kendini tanima konusunda gösterilen çabalar olusturur. Kendini taniyan olanaklarinin sinirlarini ve gerçek isteginin ne oldugunu bilen bir genç önündeki seçenekleri bu ölçütler açisindan degerlendirir hatta baska seçenekler olup olmadigini arastirir. Buna karsilik kendine iliskin bazi gerçeklerle yüz yüze gelmekten kaçinan kendinde çok üstün. nitelikler gördügü için üst düzey hedeflere yönelen kisi ise kurdugu hayali düzenin bozulacagi korkusu ile degisik seçenekleri arastirmaktan kaçinir önerilen seçenekleri de mantik disi bahanelerle reddeder. Su halde diyebiliriz ki kendini arastirma ile seçenekleri arastirma egilimi kisinin dogasi ile barisik olmasindan kaynaklanan yeni uyaricilara açik olma egiliminin görünümüdür.
    Kendini ve meslekleri tanimak için neler yapmali? Insanin yaradilisini gerçek özelliklerini tanimasi kendini dogru degerlendirmesi kolay gerçeklestirilecek bir hedef degildir. Bu özellikle deneyimi az ve kendini kanitlama çabasinda olan gençler için daha da zordur. Insanlarin kendilerini tanimalarini engelleyen en önemli etmen baskalari tarafindan begenilme kabul görme arzusudur. Kendini baskalarinin ölçütlerine göre degerlendiren kisi büyük olasilikla kendi gerçeginden uzaklasacak kendi özüne uymayan bir öz kavrami gelistirecektir. Dogru ve gerçekçi bir öz kavrami gelistirmenin ön kosulu çevrenin beklentilerine ve degerlendirmelerine asiri derecede duyarli olmamaktir. Içsel özgürlügünü gelistirmis kisi kendini inceleyerek dogasini taniyabilir.

    Dogasini tanimak isteyen kisinin yapacagi is degisik ortamlarda neler yasadigini çesitli durumlar ve olaylar karsisinda neler hissettigini sik sik gözden geçirmek ve bu yasantilarinin adini k****ktir. Baskalarinin önem verdigi özelliklerine sahip olduguna kendini inandirmaya çalisan baskalarinin önem vermedigi özelliklerini bastirmaya çalisan kisi dogasina yabancilasmaya ve gizilgüçlerini kullanamamaktan ileri gelen bir uyumsuzluk yasamaya adaydir.
    ÖSYM adaylarin kendilerini tanimalari yüksekögretim programlari hakkinda bilgi edinmeleri için bazi ölçme araçlari ve yayinlar hazirlatmistir. Bunlardan Kendini Degerlendirme Envanteri on üç BILDEMER ( Bilgisayar Destekli Meslek Rehberligi ) programi alti yildir ve “Üniversiteler Yüksekögretim Programlari ve Meslekler Rehberi” adli kaynak kitap on bes yildir okullarda ve dershanelerde kullanilmaktadir. Programlari ve meslekleri tanitan kaynak kitaptaki bilgiler internet sayfalarimiza aktarilmistir. Kendini ve çevresindeki olanaklari tanimaya yatkin bir kisi bu kaynaklara erismekte zorluk çekmeyecektir.

    Karar Verme ( Belli bir seçenege yönelme )
    Meslek gelisiminin bu asamasinda yapilacak is yukarida açiklanan iki alanda edinilen bilgilerin birlikte degerlendirilmesi istenilir yönleri en fazla istenmeyen yönleri en az ve erisme olasiligi yüksek seçenegin bulunmasidir.

    Karar verme süreci yukarida açiklanan iki gelisim görevinin basari ile tamamlanmasi halinde basari ile gerçeklestirilen zevkli bir islem olabilir. Kendisi ve çevresi hakkinda bilgisi yetersiz iddialari yüksek asiri kaygili sorumlulugunun bilincine erememis kisilerin bu asamada farkli davranislar sergiledikleri görülmektedir. Örnegin kendine güvensiz kisiler baskalarinin (aile büyükleri arkadaslar vb.) daha iyi bilecekleri düsüncesi ile karari baskalarina birakmakta ya da baskalarinin kararlarini benimseyip uygulamaktadirlar. Asiri kaygili kisilerin tepkisi iki türlü olmaktadir. Bunlar ya hemen karari kesinlestirmek için acele etmekte ya da seçenekleri en ince ayrintisi ile inceleme baska seçenekler arama çabalarini bir türlü sona erdirememekte ve kararlarini kesinlestirememektedirler. Sorumsuz kisiler de karari en son güne birakmaktadirlar ama geçen süre zarfinda karar verme konusunu düsünmemeyi tercih etmektedirler. Karar verirken bazi insanlar sezgilerine bazilari mantiklarina bazilari ise baskalarina güvenmektedirler.

    Karar verme konusunda sorunlu bir grup daha vardir ki bunlar kronik kararsizlardir. Bu kimseler hiçbir seçenegi kendilerine uygun bulmamakta; karar verme zorunda kaldiklarinda hiç bir seçenege uzun süre baglanamamakta sik sik karar degistirmektedirler. Sonuçta hangi seçenegi benimserlerse benimsesinler gözleri daima baska seçeneklerde kalmaktadir.

    Meslek Seçimi konusunda verilecek karar dayanagini kisinin özünden almalidir. Kisilik gelisimleri saglikli olan özlerini taniyan ve onu gerçeklestirme çabasinda olan kimseler gerek kendileri gerekse çevre olanaklarina iliskin dogru ayrintili ve gerçekçi bilgilere sahip olduklarindan dogru karar vermekte güçlük çekmemektedirler. Çünkü kendi ile barisik kisilerin karar verme sürecinde kendilerine ve seçeneklere iliskin gerçekleri çarpitma bazilarini yok sayma gibi bilinçli ya da bilinçdisi etmenlerin yeri yoktur.

    Asagida biri kendini ve çevresindeki olanaklari özgürce arastiran digeri ailesinin istekleri dogrultusunda davranan bir digeri ise kendi sinirlarini bilmeyen ve program seçme islemini ciddiye almayan üç gencin meslek gelisimi öyküsü örnek olarak verilmistir:

    Örnek-1

    “Genellikle basarili bir ögrenci sayilirim. Bunu kismen düzenli çalismama borçluyum diyebilirim. Ilkögretim döneminde takdirler tesekkürler aldimsa da Anadolu liseleri sinavini kazanamadim. Puanim az farkla yeterli olamadi.

    Lisede fen derslerim iyi sayilirdi. Yani kirik not almamistim. Matematikte komsumuzun oglundan ders almak suretiyle geçer not aliyordum. Fizik ve kimyada da durumum pek farkli degildi ; ögretmenin ögrettiklerini evde düzenli tekrarlamak suretiyle ögrenebiliyordum ama farkli bir problem soruldugunda bocaliyordum. Onun için bu derslerde geçer not aldigim zaman mutlu oluyordum. Biyolojide durumum çok daha iyi idi. Hatta bu alana özel ilgim bile var diyebilirim. Kir gezilerinde çevredeki hayvan ve bitkileri fark eder onlardan örnekler toplarim. Bu sekilde bir kelebek koleksiyonu da yaptim. Akvaryumumda çesitli baliklarim ve bir de kusum vardi. Ögretmenime biyoloji laboratuarinin düzenlenmesine yardim ettigimde bu isten çok hoslandigimi fark etmistim.

    Insanlarin ruh durumlarini belli olaylar karsisinda neler hissettiklerini incelemek ve sorunlarini dinleyip yardimci olmak da bence çok ilginç bir ugrasi olarak görünüyordu. Bos zamanlarimda psikoloji ile ilgili hikaye ve romanlar okumaya çalisiyordum.

    Gelecekteki meslegim aile içinde tartisildiginda herkes bir meslek öneriyordu. Babam eczaci annem doktor dayim ise insaat mühendisi olmami önermisti. Arkadaslarim da mühendisligi düsünüyorlardi. Ben önerilen tüm meslekleri tanitici yayinlari okudum. En basarili oldugum ve ilgi duydugum alan biyoloji oldugu için onunla ilgili yayinlari özellikle inceledim. Bu arada biyoloji ile ilgili meslek olarak fizik antropolojiyi tanidim. Ancak tercih listeme önce veterinerlik sona dogru da biyoloji programlarini yazdim. Iyi bir veteriner olabilirsem evcil hayvan klinigi açmayi veya evcil hayvan yetistirip satmayi düsünüyordum. Bu iyi kazanç getirecek bir is olarak görünüyordu bana. Biyoloji alanina girersem de hedefim ayni olacakti. Sonunda bir biyoloji programina yerlesebildim. Biyoloji bölümünü iyi bir derece ile bitirdim Simdi yüksek lisans egitimi görüyorum ve bir yandan da bir hayvan hastanesinde yardimci eleman olarak çalisiyorum. Bir biyoloji bölümüne arastirma görevlisi olarak girebilir ya da biyoloji ögretmeni olabilirim Ama gelecekte kus köpek kedi gibi evcil hayvan yetistiren bir yer açmak idealimden vazgeçmis degilim.”

    Bu genç geçirdigi yasantilari degerlendirerek neleri yapip neleri yapamadigi hangi etkinliklerden hoslandigi konusunda açik bir fikre sahip olmus kendisini oldukça net bir biçimde ve uygun sözcüklerle ifade edecek kadar berrak bir benlik algisina erismis görünmektedir. Kisi ayni güvenle meslekleri de incelemis ve kendine uygun bir alan belirlemistir. Aile bireylerinin önerilerini arkadaslarinin telkinlerini dikkate almis ama onlardan birine bagimli kalmamis öz yapisina saygili davranarak özünü gerçeklestirebilecegi kariyer plani yapmistir.

    Örnek- 2

    “Ben tip doktoru bir baba ile iktisatçi bir annenin ikinci çocuguyum. Ilk çocuklari özürlü oldugu için annem babam benim doktor olmami istiyorlardi. Her halde agabeyimin sorunlari ile bu sekilde daha iyi ilgilenebilecegini düsünüyorlardi. Ben okulda oldukça basarili bir ögrenci idim. Hemen her dersten ortalamanin üzerinde not aliyordum ama en güçlü yetenegim sanat alaninda idi. Sekizinci sinifta iken resim yarismasinda dünya birincisi olmustum. Ama babam vaktimi resimle geçirmemem için bana gerekli resim malzemeleri almiyor beni resimle ugrasirken gördükçe fen derslerine çalismamin daha iyi olacagini söylüyordu. Lisede resim çalismalarimi tamamen birakip bütün enerjimi fen alanindaki derslere verdim. Bir çok arkadasim gibi ben de bir dershaneye devam ettim . Sinava ilk girdigim yil bir tip fakültesine girememistim. Ikinci yil tercih listeme daha düsük puanla ögrenci alan programlari da yazdigim için bunlardan birine yerlestim. Çaliskan ve disiplinli oldugum için fakülteyi zamaninda bitirdim. Bir süre pratisyen hekim olarak çalistim. Estetik cerrah olmak istiyordum. Ama iki kere girdigim Tipta Uzmanlik Sinavinda basarili olamayinca daha düsük puanla girilebilen baska uzmanlik seçeneklerini yazarak sinava üç kere daha girdim. Bu sinavlarda da basarili olamayinca uzmanlik egitimi görme umudumu yitirdim. Bu arada resim çalismalarima tekrar yönelmistim. Açtigim bir sergi epey ilgi gördü ama resim yaparak hayatimi kazanmak bana biraz olanaksiz görünüyordu. O sirada hos bir tesadüf oldu. Sergiyi gezen bir tip yayinlari editörü bana yayincilik alaninda çalismayi teklif etti. Ben simdi tip alanindaki kitap ve dergilerin resimlerini çizmekte internet sayfalarinin grafik düzenlemelerini yapmaktayim ve yaptigim isi çok seviyorum”

    Bu genç de sonunda özüne uygun bir mesleki ortam bulabilmistir. Tip egitimi su andaki isinin kalitesine önemli katki saglamaktadir kuskusuz. Ama uzun zahmetli ve masrafli bir egitim olan tip egitimi ekmegini çizimle kazanmak isteyen bu genç için zorunlu muydu? Onun yerine hekimlik meslegine baglanabilecek baska bir genç yerlestirilmis olsaydi daha iyi olmaz miydi?

    Örnek -3

    “Ilk yil üniversite tercih formumu dolduracagim günler yaklastikça içimi bir sikinti kapliyordu. Çünkü annem ögretmen olmami istiyordu. Evlenip çocuk sahibi oldugum zaman bos vakitlerim olabilecegini evime vakit ayirabilecegimi düsünüyordu. Babam isletme - iktisat egitimi görmemi öneriyordu. Ben ise çok sevdigim bir arkadasimin girmek istedigi uluslararasi iliskiler bölümüne gitmeyi ve diplomat olmayi düslüyordum. Okulda basari düzeyim düsük matematikten durumum daha da kötüydü. Ama ben okulda iyi ögretim yapilmadigina dershaneye giderek kendimi gelistirecegime inaniyordum. Bu inançla iki yil sürekli dershaneye devam ettim. Orada yapilan sinavlarda da puanim düsüktü. Ögretmenlerim istedigim bölüme girme olasiligimin çok düsük oldugunu söyledilerse de aldirmadim. Tercih bildirim formuma önce uluslararasi iliskiler alani ile daha sonra siyaset bilimi kamu yönetimi gibi alanlarla ilgili programlari yazdim. Ilk yil hiçbir yere yerlesemedim. Yine bir yil dershaneye gidip ayni bölümleri yazdim ama son bir iki tercihimi de sosyolojiden yaptim. Fakat bir tercihimde kodlama hatasi yapmisim . Zihin engelliler programina yerlestirildim. Bu bölümü bitirince zihinsel özürlü çocuklarin ögretmeni olurmusum. Böyle bir meslek aklimin ucundan geçmiyordu. Annem bu programa kayit yaptirmami ve ögretmen olmami istedi ama ben reddettim. Çünkü uluslararasi iliskilere girebilmeyi bir kere daha denemek ve on aylik vaktimi sinava hazirlanarak degerlendirmek istiyordum. Yine dershaneye gittim ama bu defa bir önceki yil bir programa yerlestirildigim için agirlikli ortaögretim puanim çok düstü. Zaten sinavda iyi bir puan da alamamistim. Böylece üniversite egitimi görme sansimi tümüyle kaybettim”

    Bu örnekte yeteneklerini iyi degerlendiremeyen sinav sisteminin özelliklerini bilmeyen ya da inceleme geregi duymayan dikkatsiz bir gencin yanlis kararlari sonucunda firsatlari nasil yitirdigi görülmektedir. Bu örnekler gençlerin öncelikle akademik yetenek düzeylerini iyi degerlendirmeleri bir yüksekögretim programina yerlesebilme ve üst düzeyde egitim görebilme olasiliklarini iyi degerlendirmelerinin ne kadar önemli oldugu görülmektedir. Akademik yetenek düzeyi yüksek bir genç tercihlerini belirlerken alan seçiminde hata yapsa bile bunu daha sonra düzeltme olanagini bulabilir. Ama okul basarisi ve yetenek düzeyi sinirli olan gençlerin çok dikkatli davranmalari yüksekten uçmamalari ve durumlarina uygun egitim alanlarinda okumaktan mutlu olmayi bilmeleri çok önemlidir.

    Yüksekögretime Basvuracak Gençlere Öneriler

    Yüksekögretimde program tercihlerini belirleme asamasinda olan bir gencin su hususlari göz önünde bulundurmasi yararli olur:

    Önce kendini dinlemeli geçmiste ne gibi isleri yaparken ne gibi ortamlarda bulunurken mutlu oldugunu ne zaman gerginlik ve sikinti duydugunu hatirlamaya çalismalidir. Böyle bir içe bakis yöntemi kisiye hangi konulari kolay ögrendigi hangi alanlarda çalismakla mutlu oldugu hakkinda bir fikir verir. Ilgilerine uygun alanda çalisan insanlar çalismayi bir angarya degil bir zevk olarak yasarlar.
    Meslekler egitim programlari ve çalisma yasami hakkinda bilgi verici kaynaklara ulasmaya onlari dikkatle izleyip degerlendirmeye çalismali girmeyi düsündügü bölümlerde verilen egitim hakkinda bilgilenmek için mümkünse oralarda okuyan gençlerle konusmali o alanlardaki egitimin kendisine saglayacagi yararlarla kendisinden beklenenleri karsilastirmali bu arastirmayi çok yönlü olarak yapmali birkaç kaynaga takilip kalmamali baskalarindan duyduklarinin dogrulugunu resmi kaynaklara basvurarak sinamalidir.
    ÖSYM Kilavuzunu bizzat kendisi okumali anlamadigi yerleri ögretmenlerine sormalidir. Kilavuz aday ile ÖSYM arasindaki anlasma metni kontrat sayilir. Kisi bu dokümanin kendisi ile ilgili bölümlerinin okunmasini baskalarina birakmamali kulaktan dolma bilgilerle hareket etmemelidir.
    ÖSYM adaylari programlara yerlestirme islemini bitirdikten sonra bazi programlarin kontenjanlarinin dolmadigini görerek ek yerlestirme islemi yapmaktadir. Bu da ya ögrencilerin yeterince bilgi sahibi olmamalarindan ya da önyargili olmalarindan dolayi ilk tercih listelerinde bu programlara yer vermediklerini göstermektedir. Oysa bu programlar bir çok ögrenci için uygun olabilir
    Sevgili üniversite adaylari

    ÖSYM Tercih Bildirim Formunuzu doldurduktan sonra siz imzalayacaksiniz. Bu demektir ki tercihlerinizin yapiniza uygunlugundan siz sorumlu olacaksiniz. Bu sorumlulugu ne derece bilinçli olarak yerine getirirseniz gelecekte o derece halinden hosnut bir kisi olabilirsiniz.

    Meslek yasaminizi mutlu ve yararli olabileceginiz çalisma alanlarinda sürdürebilmeniz dilegi ile


    Prof. Dr.Yildiz Kuzgun

    ÖSYM

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Bu Konu için Etiketler

Sosyal Bağlantılar

Sosyal Bağlantılar

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

 

 

 

  • | Çocuk Şarkıları | Wood Workng | Non Stop Konya | Dizi Haber | Forex Demo Hesap |
  •