Toplam 1 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 1 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    Nahit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Durum: Nahit âíå ôîğóìà
    Üyelik tarihi : 11.Nisan.2009
    Mesajlar : 1,048
    Tecrübe Puanı : 0
    Array

     

    OTİSTİK ÇOCUKLARIN EĞİTİMİ

    images/yorumlarinizi.png

     


    EĞİTİM:

    Otizmin tedavisi konusunda yapılan birçok çalışma sonucuna göreen iyi tedavinin eğitim olduğu anlaşılmıştır.Bu nedenle otistik çocukların eğitimine olabildiğince erken yaşta başlamak çok önemlidir.Eğitimde öncelikle öğrenmeye hazırlık(göz kontağıoturmadikkat süresi)iletişim ve öz bakım becerileri olacak şekilde kolaydan zora doğru bir sıra izlenmelidir.



    Beceri öğretiminde süre;becerinin her bir basamağındaotistik birey beceriyi kendi kendine yardımsız yapabilene kadar devam edilir.



    Beceri öğretiminde ortam;öğreteceğimiz beceriye uygun olmalıdır.(Örn:Diş fırçalama becerisi öğretilirkenbunu her zaman dişini fırçaladığı banyo ortamında gerçekleştirmek daha uygun olacaktır.)Ayrıca beceri öğretimi yapılacak ortamın çocuğun dikkatini dağıtacak materyal ve oyuncaklardan arındırılmış olması gerekmektedir.



    Beceri öğretiminde tutarlılık;çocuğun yakın çevresindeki diğer kişilerin de planlanan beceri öğretiminden haberdar edilmesi ve onların da eğitimci gibi davranması sağlanmalıdır.



    Beceri öğretiminde öncelik;öğretimi yapılacak becerinin günlük yaşamdaki yeri ve önemio becerinin öncelikli olarak seçilmesinde belirleyici bir ölçüt olmalıdır.(Örn:Özbakım becerileri:tuvaletyemek yemevb) günlük yaşamda daha sık karşılaşılmasından ve kazanılmadığında büyük problemlere yol açabileceğinden dolayı öncelikli olmalıdır.



    Beceri öğretiminde uygunluk;öğretilecek beceriler çocuğun yaşına ve performansına uygun olmalıdır.Örn;3 yaşında olan ve el becerisi yeterince gelişmemiş olan çocuğunuza ayakkabısının bağcığını kendi başına bağlamasına yönelik eğitim vermek uygun değildir.



    Beceri öğretimin de önkoşullar;öğretimi yapılacak beceriler birbirinin önkoşul becerisi olabilmektedir.Örn:tuvalet becerisini kazandırmadan önceönkoşul beceri olarak uygun oturma becerisinin kazandırılması gerekmektedir.



    Beceri öğretiminde ödüllendirme;bir becerinin yeni öğretilmeye başlandığı zamanlarda çocuğu beceriyi her tamamlayışında ödüllendirmek gerekir.Beceriyi tam olarak yapmaya başladığında ödüller seyrekleştirilir.Ancak sözel övgüler sürekli kullanılmaya devam edilir.



    Eğitim programları yapılandırılmış ortam olarak adlandırdığımızbir yetişkin ve bir çocuğun birlikte olduğuçeşitli öğretim tekniklerinin kullanıldığıuyarıcısız ortamda uygulanır. Çocuğun yapılandırılmış ortamda kazandığı becerileribaşka ortamlarda da kullanabilmesi için uygulanan genelleştirme programları da eğitimde temel taşlardır. Çocuklarımıza olabildiğince erken yaşta teşhis konmasıeğitime erken başlanmasıçocuklarımız hazır oldukları zaman normal eğitim kurumlarına devam edebilmeleri temel amacımız olmalıdır.



    OTİSTİK ÇOCUKLARIN EĞİTİMİNDE DİKKAT EDİLECEK ÖNEMLİ YAKLAŞIMLAR:

    Otistik çocuklarda sinir sistemine giren uyarıcıların yorumu bir nedenden dolayı yapılamamaktadır.Bu çocukların zekası yerinde olabilmekteişitebilmekte ve okuyabilmektedirler.Ancak işittiklerini ve okuduklarını anlayamamaktadırlar.Dili algılamada bir nedenden dolayı yetersizlikleri bulunmaktadır.



    Dili algılayamadıkları için dikkatlerini konuşulana ve konuşan kişiye verememektedirler.Birisi konuşurken o kişinin yüzüne bakmamakta ve bunun sonucu olarak diğer insanlardan ve çevreden kopmaktadırlar.Diğer insanların yorumlarını sözel olarak alamadıkları için yüz ifadelerini de yorumlayamamaktadırlar.;Dolayısı ile hem konuşma gelişmemektehem de duygularını ifade etmeyi öğrenememektedirler.Bunun sonucu olarak kavramlar gelişmemektedir.



    Kavramların Algılanmasında Güçlük Çıkaran Etmenler



    · Otistik çocukların çoğu tehlikelerin farkında değildir.(Pencere-Trafik)



    · Sözcüklerin mecaz anlamlarını anlamada yetersizdirler(Deyimler ve atasözlerini anlamada güçlük

    çekerler)



    · Zıt anlamlı kelimeleri farklı telaffuz ederler.(Sıcak-SıcaksızSoğuk-Soğuksuz)



    · Bazı seslere karşı aşırı duyarlılık gösterirler.(Sevme-Korkma)



    · Geçmişi ve şimdiyi karıştırmabuna bağlı olarak anlamsız gülme ve ağlamalar.(zaman üzüntü ve

    sevincini köreltmezgeçmiş olayı şimdi oluyormuş gibi hatırlarlar)



    · Zamirleri karıştırma.(Kendisinden “o” diye söz etme)



    · Otistik çocuklarda zeka dağılımı da çok değişkendir.Ağır zeka geriliğinden üstün zekalıya dek genişleyen bir yelpazedir. Otistik çocuklar için yaşamın ilk yıllarında(5 yaşından önce) aldığı tedavi ve özel eğitim çok önemlidir.



    Otistik bozukluk konusuna;çocuklarla çalışan herkesinçeşitli alanlarda çalışan hekimlerinrehberlik merkezlerinde çalışan psikologların ve eğitimcilerin duyarlı olması gerekir.En ufak kuşkularında çocuk psikiyatrisi klinikleriyle işbirliği yapmalarıbu çocukların daha erken yaşta tanınmalarını ve tedavi programlarının yapılmasını sağlayacaktır.Böylece otistik çocuklar da bireysel özelliklerine göre maksimum performanslarını kullanabilme imkanlarını yakalayabilecek ve toplum içinde daha uyumlu hale gelebileceklerdir.



    Özel eğitim alanotizm ile ilgilenen tedavi merkezleri ile ilişkisini kesmeyen ailelerin çocuklarında şu ilerlemeler görülebilmektedir: Göz teması sağlanabilmekte belirgin dil bilgisi hatası yapsa bile konuşabilmekteilköğretimi bitirebilmektedaha sıcak ve cana yakın olabilmektedir.Değişik sosyal ortamlarda(lokanta ve misafirlik gibi) anne-babasını mahcup etmeyip uygun biçimde davranabilmektekendi başına yakınlarının evlerine gidebilmektetanıdık bakkaldan kendi isteklerini ve annesinin söylediklerinin alıp getirebilmektedir.Ancak bu çocuklar bile halen otistik belirtiler göstermekte olabilir veya belirtilerin izleri görülebilir.



    Otizmi yakından incelediğimizde görmekteyiz ki;

    hiç beklenmedik zihinsel güçleri bazen gösterebilmektenasıl işlediğini anlayamadığımız bir mekanizma ile çok karmaşık bir yönergeyi alabilmekteçok karmaşık bir sözcüğü telaffuz edebilmektehiç konuşmayanlar bile bir veya birkaç kez çok anlamlıspontan bir cümle söyleyebilmektedirler.



    Otistik çocukların %11-34’ü yüksek işlevlidir.Bu çocuklar ifade edilebilir bir dil ve iyi bir zeka düzeyine sahip olgu grubudur. Bireysel ve grup eğitimleri ile belirli bir seviyeye gelen otistik çocuklar kaynaştırma eğitimi alabilirler. Ancak otistik çocukların kaynaştırılacağı okul ve sınıf ortamı önceden düzenlenmelidir.Çocuğun kaynaştırma eğitimi alacağı okulun müdürüsınıf öğretmenlerirehber öğretmen ve öğrenciler otistik çocuğun özelliklerini bilmelidir.Okulda otistik çocuğun kabul göreceği bir ortam hazırlanmalıdır.



    Otistik çocukların soyut ifadeleri anlamadaki güçlükleri iletişim kurmalarını engellemektedir.Bu nedenle öğretmen açık ve net bir dil kullanmalıdır.”Ayaklarım beni öldürüyor” ya da “Neredeyse arkadaşının gözünü çıkarıyordu” gibi ifadeler kullanmaktan çekinmelidir.Üst düzey iletişim becerileri olan otistik çocuklar bile çok soyut olan bu kavramları anlamada zorlanacaktır.



    Sınıfa yönergeler verilirkenöğretmen “Şimdi defterlerinizi açın!” ifadesinin yanı sıra “Ali sen de defterini aç!” gibi ifadeler kullanaraktüm sınıfın yapmasını istediği davranışı otistik çocuğun da yapmasını istediğini belirtmesi anlamayı kolaylaştıracaktır.Anlatılan konunun görselleştirilmesiders anlatılırken görsel materyaller kullanılması da özellikle yardımcı olacaktır.



    AİLELERİN KABULLENME AŞAMASINA KADAR GEÇİRDİKLERİ SÜREÇLER:



    1.REDDETME:



    · Şok

    · Konan tanıya karşı duyarsız kalma

    · Konan tanıyı reddetme

    · Değişik çareler arama

    · Hatalı tanı konduğunu ispatlama çabası içerisine girme.



    2.BİLİNÇLİ OLARAK DURUMUN FARKINDA OLMA:



    · Kızgınlık duyma

    · Suçluluk

    · Depresyon

    · Acı ve ıstırap çekme

    · Hayal kırıklığı

    · Utanç duyma

    · Aşırı sorumluluk yüklenme



    3.DÜŞÜNCE VE DUYGUSAL OLARAK KABULLENME:



    · Zamanını ve gücünü çocuğunun eğitimi için harcama çabası gösterme

    · Çocuğuyla ilgili gerçek beklentilerini ortaya koyma

    · Çocuğun eğitimine yönelik çalışmalarıgirişimleri arama ve uygun olanların savunuculuğunu yapmak

    · Gerekli merkez ve kişilerle işbirliği kurma çabaları gösterme

    Ailenin ve annenin duyduğu utançotistik sürecin daha da katlanmasına yol açar.Kendini iyice suçlu hisseden anneona bu duyguları yaşatan çocuğu ile çaresiz bir bilinç dışı çatışmaya düşer.



    Kaynaklar:·

    “Otizm ve Otistik Çocuklar”;Doç.Dr.Nilüfer DARICADr.Ülkü ABİDOĞLUDr.Şebnem GÜMÜŞÇÜ

    · “Otizm ve İletişim Problemi Olan Çocukların Eğitimi”;İnci Vural KAYAALP

    · “Yağmur Çocuklar”;Doç.Dr. Barış KORKMAZ

    · “AQ Otistik Zeka ve Seviyeleri”;Selvi Borazancı PERSSON

    · “Biraz Yer Açar Mısınız?”;Nevin ERACARVildan ONUR

    · “Bir Otistikle Yaşamak”;Nevin ERACAR





    Facebook Sayfamızı Begen | Dil Seçimi / Language selection

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Bu Konu için Etiketler

Sosyal Bağlantılar

Sosyal Bağlantılar

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

 

 

  • Çocuk Şarkıları | Kikirdak Çocuk | Sap Kursu | Non Stop Konya | Dizi Haber |
  •