Toplam 1 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 1 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    Nahit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Durum: Nahit âíå ôîğóìà
    Üyelik tarihi : 11.Nisan.2009
    Mesajlar : 1,048
    Tecrübe Puanı : 10
    Array

     

    Post Dirse Han Oğlu Boğaç Han Destanı'nı

    images/yorumlarinizi.png
    Dirse Han Oğlu Boğaç Han Destanı'nı Beyan Eder Hanım Hey

    Bir gün Kam Gan oğlu Han Bayındır yerinden kalkmıştı. Şami otağını yer yüzüne diktirmişti Alaca gölgeliği gök yüzüne yükselmişti. Bin yerde ipek halıcığı döşenmişti. Hanlar hanı Bayındır yılda bir kerre ziyafet verip Oğuz beylerini misafir ederdi.

    Gene ziyafet tertip edip attan aygır deveden erkek deve koyundan koç kestirmişti. Bir yere ak otağ bir yere kızıl otağ bir yere kara otağ kurdurmuştu. Kimin ki oğlu kızı yok kara otağa kondurun kara keçe altına döşeyin kara koyun yahnisinden önüne getirin yerse yesin yemezse kalksın gitsin demiştir. Oğlu olanı ak otağa kızı olanı kızıl otağa kondurun oğlu kızı olmayana Allah Teala beddua etmiştir biz de beddua ederiz belli bilsin demiş idi.

    Oğuz beyleri bir bir gelip toplanmağa başladı.

    Meğer Dirse Han derlerdi bir beyin oğlu kızıyok idi. Söylemiş görelim hanım ne söylemiş:

    Serin serin tan yelleri estiğinde

    Sakallı boza çalan çayır kuşu öttüğünde

    Sakalı uzun müezzin ezan okuduğunda

    Büyük cins atlar sahibini görüp homurdandığında

    Aklı karalı seçilen çağda

    Göğsü güzel koca dağlara gün vuranca

    Bey yiğitlerin kahramanların birbirine koyulduğu çağda sabahın ilk aydınlığında Dirse Han kalkarak yerinden doğrulup kırk yiğidini beraberine alıp Bayındır Han'ın sohbetine geliyordu.

    Bayındır Han'ın yiğitleri Dirse Han'ı karşıladılar. Getirip kara otağa kondurdular. Kara keçe altına döşediler. Kara koyun yahnisinden önüne getirdiler. Bayındır Han'dan buyruk böyledir hanım dediler. Dirse Han der: Bayındır Han benim ne eksikliğimi gördü kılıcımdan mı gördü. soframdan mı gördü benden aşağı kimseleri ak otağa kızıl otağa kondurdu benim suçum ne oldu ki kara otağa kondurdu dedi. Dediler: Hanım bugün Bayındır Han'dan buyruk şöyledir ki oğlu kızı olmayana Tanrı Teala beddua etmiştir biz de beddua ederiz demiştir dediler. Dirse Han yerinden kalktı der: Kalkarak yiğitlerim yerinizden doğrulun bu garaip bana ya bendendir ya hatundandır dedi.

    Dirse Han evine geldi. Çağırıp hatununa söyler görelim ne söyler:

    Deyiş

    Der:

    Beri gel başımın bahtı evimin tahtı

    Evden çıkıp yürüyünce servi boylum

    Topuğunda sarmaşınca kara saçlım

    Kurulu yaya benzer çatma kaşlım

    Çift badem sığmayan dar ağızlım

    Kavunum yemişim düvleğim

    Görüyor musun neler oldu

    Kalkarak Han Bayındır yerinden doğrulmuş bir yere ak otağ bir yere kızıl otağ bir yere kara otağ diktirmiş oğulluyu ak otağa kızlıyı kızıl otağa oğlu kızı olmayanı kara otağa kondurun kara keçe altına döşeyin kara koyun yahnisinden önüne getirin yerse yesin yemezse kalksın gitsin onun ki oğlu kızı olmaya Tanrı Teala ona beddua etmiştir biz de beddua ederiz demiş. Ben varınca gelerek karşıladılar kara otağa kondurdular kara keçe altıma döşediler kara koyun yahnisinden önüme getirdiler oğlu kızı olmayana Tanrı Teala beddua etmiştir biz de beddua ederiz belli bil dediler: Senden midir benden midir Tanrı Teala bize bir topaç gibi oğul vermez nedendir dedi söyledi:

    Der:

    Han kızı yerimden kalkayım mı

    Yakan ile boğazından tutayım mı

    Kaba ökçemin altına atayım mı

    Kara çelik öz kılıcımı elime alayım mı

    Öz gövdenden başını keseyim mi

    Can tatlılığını sana bildireyim mi

    Alca kanını yer yüzüne dökeyim mi

    Han kızı sebebi nedir söyle bana

    Müthiş gazap ederim şimdi sana

    dedi.

    Dirse Han'ın hatunu söylemiş görelim ne söylemiş. Der: Hey Dirse Han bana gazap etme incinip acı sözler söyleme yerinden kalk alaca çadırını yer yüzüne diktir attan aygır deveden erkek deve koyundan koç keş İç Oğuz'un Dış Oğuz'un beylerini basma topla aç görsen doyur çıklak görsen donat borçluyu borcundan kurlar tepe gibi et yığ göl gibi kımız sağdır büyük ziyafet ver dilek dile olur ki bir ağzı dualının hayır duası ile Tanrı bize bir topaç gibi çocuk verir dedi.

    Dirse Han dişi ehlinin sözü ile büyük bir ziyafet verdi dilek diledi. Attan aygır deveden erkek deve koyundan koç kestirdi. İç Oğuz Dış Oğuz beylerini basma topladı. Aç görse doyurdu. Çıplak görse donattı. Borçluyu borcundan kurtardı. Tepe gibi et yığdı göl gibi kımız sağdırdı. El kaldırdılar dilek dilediler. Bir ağzı dualının hayır duası ile Allah Teala bir çocuk verdi. Hatunu hamile oldu. Bir nice müddetten sonra bir oğlan doğurdu. Oğlancığım dadılara verdi baktırdı.

    At ayağı çabuk ozan dili çevik olur. Her kemikli gelişir kaburgalı büyür. Oğlan on beş yasma girdi. Oğlanın babası Bayındır Han'ın ordusuna karıştı.

    Meğer hanım. Bayındır Han'ın bir boğası var idi bir de erkek devesi var idi. O boğa sert tasa boynuz vursa un gibi öğütürdü. Bir yazın bir güzün boğa ile erkek deveyi savaştırırlardı. Bayındır Han kudretli Oğuz beyleri île temaşa ederdi. seyreder eğlenirdi.

    Meğer sultanım gene yazın boğayı saraydan çıkardılar. Üç kişi sağ yanından üç kişi sol yanından demir zincir île boğayı tutmuşlardı. Gelip meydanın ortasında koyu verdiler. Meğer sultanım Dirse Han'ın oğlancığı üç de kabile çocuğu meydanda aşık oynuyorlardı. Boğayı koyu verdiler; oğlancıklara koç dediler.

    O üç oğlan kaçtı. Dirse Han'ın oğlancığı kaçmadı. Ok meydanın ortasında baktı durdu. Boğa da oğlana sürdü geldi. Diledi ki oğlanı helak kılsın. Oğlan yumruğu ile boğanın alnına kıyasıya tutup vurdu. Boğa geri geri gitti. Boğa oğlana sürdü tekrar geldi. Oğlan yine boğanın alnına yumruğu île sert vurdu. Oğlan bu sefer boğanın alnına yumruğunu dayadı sürdü meydanın basma çıkardı. Boğa ile oğlan bir hamle çekiştiler. İki kürek kemiğinin üstüne boğanın köpük bağlandı. Ne oğlan yener ne boğa yener. Oğlan fikreyledi der: Bir dama direk vururlar o dama destek olur ben bunun alnına niye destek oluyorum duruyorum dedi. Oğlan boğanın alnından yumruğunu giderdi yolundan sövüldü. Boğa ayak üstünde duramadı düştü tepesinin üstüne yikıldı Oğlan bıçağına el attı. boğanın basını kesti. Oğuz beyleri gelip oğlanın basma toplandılar aferin dediler. Dedem Korkut gelsin bu oğlana ad koysun beraberine alıp babasına varsın babasından oğlana beylik istesin taht alı versin dediler.

    Çağırdılar. Dedem Korkut gelir oldu. Oğlanı alıp babasına vardı. Dede Korkut oğlanın babasına söylemiş görelim hanım ne söylemiş:

    Der:

    Hey Dirse Han beylik ver bu oğlana

    Taht ver erdemlidir

    Boynu uzun büyük cins at ver bu oğlana

    Biner olsun hünerlidir

    Ağıllardan on bin koyun ver bu oğlana

    Etlik olsun hünerlidir

    Develerden kızıl deve ver bu oğlana

    Yük taşıyıcı olsun hünerlidir

    Altın başlı otağ ver bu oğlana

    Gölge olsun erdemlidir

    Omuzu kuşlu cübbe elbise ver bu oğlana.

    Giyer olsun hünerlidir.

    Bayındır Han'ın ak meydanında bu oğlan cenk etmiştir bir boğa öldürmüş senin oğlun adı Boğaç olsun adını ben verdim yaşını Allah versin dedi. Dirse Han oğlana beylik verdi taht verdi.

    Oğlan tahta çıktı babasının kırk yiğidini anmaz oldu. O kırk yiğit haset eylediler birbirine söylediler : Gelin oğlanı babasına çekiştirelim. olur ki öldürür gene bizim izzetimiz hürmetimiz onun babasının yanında hoş olur ziyade olur dediler. Vardı bu kırk yiğidin yirmisi bir yana. yirmisi de bir yana oldu. Önce yirmisi vardı Dirse Han'a şu haberi getirdi der: Görüyor musun Dirse Han neler oldu murada maksuda ermesin senin oğlun kötü çıktı hayırsız çıktı kırk yiğidini yanına aldı kudretli Oğuz'un üstüne yürüyüş etti nerede güzel ortaya çıktı ise çekip aldı ak sakallı ihtiyarın ağzına sövdü ak bürçekli kadının sütunu çekti akan duru sulardan haber geçer çapraz yatan Ala Dağ'dan haber aşar hanlar hanı Bayındır'a haber varır Dirse Han'ın oğlu böyle görülmemiş şey yapmış derler gezdiğinden öldüğün daha iyi olur. Bayındır Han seni çağırır sana müthiş gazap eyler böyle oğul senin nene gerek böyle oğul olmaktan olmamak daha iyidir öldürsene dediler. Dirse Han varın getirin öldüreyim dedi.

    Böyle deyince hanım o namertlerin yirmisi daha çıka geldi ve bir dedikodu onlar da getirdiler. Der: Kalkarak Dirse Han senin oğlun yerinden doğruldu göğsü güzel koca dağa ava çıktı sen var iken av avladı kuş kuşladı anasının yanma alıp geldi al şarabın keskininden aldı içti. anası ile sohbet eyledi babasına kast eyledi senin oğlun kötü çıktı hayırsız çıktı çapraz yatan Ala Dağ'dan haber geçer hanlar hanı Bayındır'a haber varır Dirse Han'ın oğlu böyle görülmemiş şey yapmış derler seni çağırtırlar Bayındır Han'ın katında sana gazap olur böyle oğul nene gerek öldürsene dediler. Dirse Han der: Varın getirin öldüreyim böyle oğul bana gerekmez dedi. Dirse Han'ın hizmetkarları der: Biz senin oğlunu nasıl getirelim senin oğlun bizim sözümüzü dinlemez bizim sözümüzle gelmez kalkıp yerinden doğrul yiğitlerini okşa beraberine al oğluna uğra yanına alıp ava çık kuş uçurup av avlayıp oğlunu oklayıp öldürmeğe bak eğer böyle öldürmezsen bir türlü daha öldüremezsin belli bil dediler.

    Deyiş

    Serin serin tan yelleri estiğinde

    Sakallı boza çalan çayır kuşu öttüğünde

    Büyük cins atlar sahibim görüp homurdandığında

    Sakalı uzun müezzin ezan okuduğunda

    Aklı karalı seçilen çağda

    Kudretli Oğuzun gelininin kızının bezendiği çağda

    Göğsü güzel koca dağlara gün vurunca

    Bey yiğitlerin kahramanların birbirine koyulduğu çağda

    sabahın ilk aydınlığında Dirse Han yerinden kalktı. Oğlancığını yanına alıp kırk yiğidi beraberine aldı ava çıktı.

    Av avladılar kuş kuşladılar. O kırk namerdin bir kaçı oğlanın yanına geldi der: Baban dedi geyikleri kovalasın getirsin benim önümde tepelesin oğlumun at koşturuşunu kılıç çalışını ok atışını göreyim sevineyim kıvanayım güveneyim dedi dediler. Oğlandır ne bilsin geyiği kovalıyordu getiriyordu. babasının önünde vuruyordu. Babam at koşturuşuma baksın kıvansın ok atışıma baksın güvensin kılıç çalışıma baksın sevinsin diyordu. O kırk namertler derler: Dirse Han görüyor musun oğlanı kırda bayırda geyiği kovalıyor senin önüne getiriyor geyiğe atarken ok ile seni vurup öldürecek oğlun seni öldürmeden sen oğlunu öldürmeğe bak dediler.

    Oğlan geyiği kovalarken babasının önünden gelip gidiyordu. Dirse Han Korkut sinirli sert yayını eline aldı. Üzengiye kalkıp kuvvetle çekti doğrultup attı oğlanı iki küreğinin arasından vurup çaktı yıktı. Ok isabet etti alca kanı fışkırdı koynu doldu büyük cins atının boynunu kucakladı yere düştü. Dirse Han istedi ki oğlancığının üstüne gürleyip düştü. O kırk namert bırakmadı. Atının dizginim döndürdü yurduna gelir oldu.

    Dirse Han'ın hatunu oğlancığınım ilk avıdır diye attan aygır deveden erkek deve koyundan koç kestirdi. Oğuz beylerine ziyafet vereyim dedi. Toparlanıp yerinden kalktı kırk ince kızı beraberine aldı Dirse Han'a karşı vardı. Başını kaldırdı Dirse Han'ın yüzüne baktı. Sağ ile soluna göz gezdirdi oğlancığını görmedi. Kara bağrı sarsıldı bütün yüreği oynadı kara süzme gözleri kan yaş doldu. Çağırıp Dirse Han'a söyler görelim hanım ne söyler:

    Beri gel basımın bahtı evimin tahtı

    Han babamın güveyisi

    Kadın anamın sevgisi

    Babamın anamın verdiği

    Göz açıp da gördüğüm

    Gönül verip sevdiğim

    A Dirse Han

    Kalkarak yerinden doğruldun

    Yelesi kara cins atına sıçrayıp bindin

    Göğsü güzel koca dağa ava çıktın

    İki vardın bir geliyorsun yavrum hani

    Karanlık gecede bulduğun oğul hani

    Çıksın benim görür gözüm a Dirse Han yaman seğriyor

    Keşlisin oğlanın emdiği süt damarım yaman sızlıyor

    San yılan sokmadan akça temin kalkıp şişiyor

    Yalnızca oğul görünmüyor bağrım yanıyor

    Kuru kuru çaylara su saldım

    Kara elbiseli dervişlere adaklar verdim

    Aç görsem doyurdum çıplak görsem donattım

    Tepe gibi et yığdım göl gibi kımız sağdırdım

    Dilek ile bir oğul zorla buldum

    Yalnız oğul haberini a Dirse Han söyle bana

    Karşı yatan Ala Dağdan bir oğul uçurdunsa söyle bana

    Taşkın akan koşan sudan bir oğul akıttınsa söyle bana

    Aslan ile kaplana bir oğul yedirdinse söyle bana

    Kara giyimli azgın dinli kafirlere bir oğul aldırdınsa söyle bana

    Han babamın katına ben varayım

    Ağır hazine bol asker alayım

    Azgın dinli kafire ben varayım

    Paralanıp cins atımdan inmeyince

    Yenim ile alca kanımı silmeyince

    Kol but olup yer üstüne düşmeyince

    Yalnız oğul yollarından dönmeyeyim

    Yalnız oğul haberini a Dirse Han söyle bana

    Kara başım kurban olsun bugün sana

    dedi. feryat figan eyledi ağladı. Böyle deyince Dirse Han hatununa cevap vermedi o kırk namert karşı geldi der: Oğlun sağdır esendir avdadır bugün yarın nerde ise gelir korkma kaygılanma bey sarhoştur cevap veremez dediler.

    Dirse Han'ın hatunu çekildi geri döndü. Dayanamadı kırk ince kızı beraberine aldı. büyük cins ata binip oğlancığım aramağa gitti. Kışta yazda karı buzu erimeyen Kazılı Dağına geldi çıktı. Alçaktan yüce yerlere koşturup çıktı. Baktı gördü bir derenin içine karga kuzgun iner çıkar konar kalkar. Büyük cins atını ökçeledi o tarata yürüdü.

    Meğer sultanım oğlan orada yıkılmıştı. Karga kuzgun kan görüp oğlanın üstüne konmak isterdi. Oğlanın iki köpekceğîzi var idi. kargayı kuzgunu kovalardı kondurmazdı. Oğlan orada yıkılınca boz atlı Hızır oğlana hazır oldu. üç defa yarasını eli île sıvazladı sana bu yaradan korkma oğlan ölüm yoktur dağ çiçeği ****** sütü ile senin yarana merhemdir dedi kayboldu.

    Oğlanın anası oğlanın üstüne koşturup çıka geldi. Baktı gördü oğlancığı alca kana bulanmış yatıyor. Çağırarak oğlancığına söyler görelim hanım ne söyler:

    Der:

    Kara süzme gözlerim uyku bürümüş aç artık

    On iki kemikçiğin harap olmuş topla artık

    Tanrının verdiği tatlı canın seyranda imiş yakala artık

    Öz gövdende canın var ise oğul haber bana

    Kara başım kurban olsun oğul sana

    Akar senin suların Kazılık Dağı

    Akar iken akmaz olsun

    Biter senin otların Kazılık Dağı

    Biter iken bitmez olsun

    Koşar senin geyiklerin Kazılık Dağı

    Koşar iken koşmaz olsun taş keşlisin

    Ne bileyim oğul arslandan mı oldu

    Yoksa kaplandan mı oldu ne bileyim oğul

    Bu kazalar sana nereden geldi

    O gövdende canın var ise oğul haber bana

    Kara başım kurban olsun oğul sana

    Ağız diden bir kaç kelime haber bana

    dedi. Böyle diyince oğlanın kulağına ses geldi. Başını kaldırdı ansızın gözünü açtı anasının yüzüne baktı. Söylemiş görelim hanım ne söylemiş:

    Der:

    Beri gel ak sütunu emdiğim kadınım ana

    Ak bürçekli izzetli canım ana

    Akanlardan sularına beddua etme

    Kazılık Dağının günahı yoktur

    Bitenlerden otlarına. beddua etme

    Kazılık Dağının suçu yoktur

    Koşan geyiklerine beddua etme

    Kazlık Dağının günahı yoktur

    Arslan ile kaplanma beddua etme

    Kazılık Dağının suçu yoktur

    Beddua edersen babama et

    Bu suç bu günah babamdandır

    dedi. Oğlan yine der: Ana ağlama bana bu yaradan ölüm yoktur korkma boz atlı Hızır bana geldi üç kerre yaramı sıvazladı bu yaradan sana Ölüm yoktur dağ çiçeği ****** sütü sana merhemdir dedi. Böyle diyince kırk ince kız yayıldılar dağ çiçeği topladılar. Oğlanın anası memesin! bir sıktı sütü gelmedi. iki sıktı sütü gelmedi üçüncüde kendisini zorladı iyice doldu sıktı süt ile kan karışık geldi. Dağ çiçeği ile sütü oğlanın yaraşma sürdüler. Oğlanı ata bindirdiler alarak yurduna gittiler. Oğlanı hekimlere emanet edip Dirse Han'dan sakladılar.

    At ayağı çabuk ozan dili çevik olur. Hanım oğlanın kırk günde yarası iyileşti sapa sağlam oldu. Oğlan ata biner kılıç kuşanır oldu av avlar kuş kuşlar oldu. Dirse Han'ın haberi yok oğlancığını öldü biliyor.

    O kırk namertler bunu duydular ne eyleyelim diye konuştular. Dirse Han eğer oğlancığını görürse bırakmaz bizi hep öldürür dediler. Gelin Dirse Han'ı tutalım ok ellerini ardına bağlayalım kıl sicim ok boynuna takalım alıp kafir ellerine yönelelim diyerek. Dirse Han'ı tuttular. Ak ellerini ardına bağladılar kıl sicim boynuna taktılar ok etinden kan çıkıncaya kadar dövdüler. Dirse Han yayan bunlar atlı yürüdüler alıp kanlı kafir ellerine yöneldiler. Dirse Han esir oldu gider. Dirse Han'ın esir olduğundan Oğuz beylerinin haberi yok.

    Meğer sultanım Dirse Han'ın hatunu bunu duymuş. Oğlancığına karşı varıp söylemiş görelim hanım ne söylemiş: 


    Der:

    Görüyor musun ay oğul neler oldu

    Sarp kayalar oynamadı yer oyuldu

    yurtta düşman yok iken senin babanın üstüne düşman geldi o kırk namertler babanın arkadaşları baban; tuttular ak ellerini ardına bağladılar kıl sicim ek boynuna taktılar kendileri atlı babanı yayan yürüttüler alıp kanlı kafir ellerine yöneldiler hanım oğul kalkarak yerinden doğrul kırk yiğidim beraberine al babanı o kırk namertten kurtar. yürü oğul. baban sona kıydı ise sen babana kıyma dedi. Oğlan anasının sözünü kırmadı. Boğaç Bey yerinden kalktı kora çelik öz kılıcını beline kuşandı ok kirişli sert yayını eline aldı altın mızrağını koluna aldı büyük cins atını tutturdu sıçrayıp bindi kırk yiğidini beraberine aldı babasının ardınca koşturup gitti.

    O namertler de bir yerde konmuşlardı al şarabın keskininden içiyorlardı. Boğaç Han sürüp yetişti. O kırk namert de bunu gördüler. Dediler: Gelin varalım şu yiğidi tutup getirelim ikisini bir arada kafire yetiştirelim dediler. Dirse Han der:

    Kırk yoldaşım aman

    Tanrının birliğine oktur güman

    benim elimi çözün kolca kopuzumu elime verin o yiğidi döndüreyim ister beni öldürün ister diriltin bırakı verin dedi. Elini

    çözdüler kolca kopuzunu eline verdiler. Dirse Han oğlancığı olduğunu bilmedi karşı geldi. Söyle görelim hanım ne söyler :

    Der:

    Boynu uzun büyük cins atlar gider ise benim gider

    Senin de içinde bineğin var ise söyle bana

    Savaşmadan vuruşmadan alı vereyim dön geri

    Ağıllardan on bin koyun gider ise benim gider

    Senin de içinde etliğin var ise söyle bana

    Savaşmadan vuruşmadan alı vereyim dön geri

    Develerden kızıl deve gider ise benim gider

    Senin de içinde yük taşıyıcın var ise söyle bana

    Savaşmadan vuruşmadan alı vereyim dön geri

    Altın başlı otağlar gider ise benim gider

    Senin de içinde odan var ise yiğit söyle bana

    Savaşmadan vuruşmadan alı vereyim dön geri

    Ak yüzlü ela gözlü gelinler gider ise benim gider

    Senin de içinde nişanlın var ise yiğit söyle bana

    Savaşmadan vuruşmadan alı vereyim dön geri

    Ak sakallı ihtiyarlar gider ise benim gider

    Senin de içinde ak sakallı baban var ise yiğit söyle bana

    Savaşmadan vuruşmadan kurtarayım dön geri

    Benim için geldin ise oğlancığımı öldürmüşüm

    Yiğit sana günahı yok dön geri

    dedi. Oğlan burada babasına söylemiş görelim hanım ne söylemiş:

    Boynu uzun büyük cins atlar senin gider

    Benim de içinde bineğim var

    Bırakmam yok kırk namerde

    Develerde kızıl deve senin gider

    Benim de içinde yük taşıyıcım var

    Bırakmam yok kırk namerde

    Ağıllarda on bin koyun senin gider

    Benim de içinde etliğim var

    Bırakmam yok kırk namerde

    Ak yüzlü ela gözlü gelin senin gider ise

    Benim de içinde nişanlım var

    Bırakmam yok kırk namerde

    Altın başlı otağlar senin gider ise

    Benim de içinde odam var

    Bırakmam yok kırk namerde

    Ak sakallı ihtiyarlar senin gider ise

    Benim de içinde bir aklı şaşmış şuuru yitmiş ihtiyar babam var

    Bırakmam yok kırk namerde

    dedi. Kırk yiğidine tülbent salladı el eyledi. Kırk yiğit büyük cins atım oynattı oğlanın etrafına toplandı. Oğlan kırk yiğidini beraberine aldı at tepti cenk ve savaş etti. Kiminin boynunu vurdu kimini esir eyledi. Babasını kurtardı çekildi geri döndü. Dirse Han burada oğlancığının sağ olduğunu bildi. Hanlar hanı Bayındır oğlana beylik verdi taht verdi dedem Korkut destan söyledi deyiş dedi bu Oğuznameyi düzdü koştu böyle dedi:

    Onlar da bu dünyaya geldi geçti

    Kervan gibi kondu göçtü

    Onları da ecel aldı yer gizledi

    Fani dünya yine kaldı

    Gelimli gidimli dünya

    Son ucu ölümlü dünya

    Kara ölüm geldiğinde geçit versin. Sağlıkla akılla devletini Hak artırsın. O övdüğüm yüce Tanrı dost olarak medet eriştirsin.

    Dua edeyim hanım: Yerli kara dağların yıkılmasın. Gölgeli büyük ağacın kesilmesin Taşkın akan güzel suyun kurumasın. Kanatlanın uçları kırılmasın. Koşar iken ak boz atın sendelemesin. Vuruşunca kara çelik öz kılıcın çentilmesin. Dürtüşürken alaca mızrağın utanmasın. Ak bürçekli yeri cennet olsun. Ak sakallı babanın yeri cennet olsun. Hakkın yandırdığı çırağın yana dursun. Kadir Tanrı seni namerde muhtaç eylemesin hanım hey!...




    Facebook Sayfamızı Begen | Dil Seçimi / Language selection

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Bu Konu için Etiketler

Sosyal Bağlantılar

Sosyal Bağlantılar

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

 

 

  • Çocuk Şarkıları | Kikirdak Çocuk | Sap Kursu | Non Stop Konya | Dizi Haber |
  •